Hoşgelsin Yürüyen Toplantılar!

Steve Jobs caught on camera walking down the campus sidewalkSteve Jobs’ın adımlarını takip edin… Mecazi anlamda değil, gerçekten! Kendinize yarım saatlik yürüyüş molaları vererek.

Oturmak yeni neslin sigarası haline geldi. Bunu nasıl değiştirebiliriz? Hayatımızda devrimsel değil, ufak tefek değişiklikler yaparak. Herkes günde 8 ila 9 saat arasında oturuyor, ofiste çalışarak oturuyor, toplantı yaparken oturuyor, yemek yerken oturuyor, oturuyor… Uyuduğundan fazla saat hareketsiz bir şekilde oturuyor. Sadece toplantılarınızı yürüyerek yapsanız hayatınızda ne değişir?

Julian Hayes II, Güneydoğu Asya’da geçtiğimiz hafta yayınlanan makalesinde Steve Jobs ve üstün zekalı çok başarılı liderlerin ilginç bir ortak yönünden bahsetmekte. Her biri sağlıklı, yaratıcı, mutlu ve verimli kalmalarının yolunu düzenli yürüyüşlerine bağlamakta.

Steve Jobs ve Mark Zuckerberg’in yürümeyi yoğun iş yaşamlarının içine katmaları yürüyen toplantı konsepti içinde yaşam bulmuş. Ciddi bir konuda konuşması gerekiyorsa, Jobs’ın tercihi yürürken konuşmak olurmuş. Biyografisini yazacak olan Walter Isaacson’u ilk görüşmelerinde yürüyen bir toplantıya çağırdığında o zaman Jobs’ın bu tercihinden bihaber olan Isaacson çok şaşırmış. Oysa, Jobs büyük önem verdiği biyografisini en rahat yürüyerek  konuşacağını düşünmüştür.  

Fortune 500 şirketlerine büyüme ve strateji üzerine danışmanlık veren Nilofer Merchant’ın TED konuşmasında belirttiği gibi, yürüyerek konuşunca çok fazla şey değişebilir: temiz hava taze, yenilikçi düşüncelerin önünü açar, engelleri fiziksel olarak önümüzden kaldırdığımız gibi, zihnimiz rahatlar, daha net, açık bir şekilde düşünür, aynı netlikte, giderek daha da yaratıcı yönümüzü besleyerek çözümler üretiriz. Uyuşmuş bacaklarımız açıldığı gibi, beynimizdeki engelleri aşmaya eğilimli oluruz, yapıcı oluruz.

Yürüyerek toplanmanın avantajları

Yürürken konuştuğunuzda odağınız konuşulanlardır. Açık havada olduğunuzda, duyularınız açıktır, ofiste ya da toplantı odalarında kapalı kalmanın verdiği ağırlığı üzerinizden kolayca atarsınız. Yürüdüğünüz için aktifsinizdir. Telefonunuzla oynamak veya bilgisayarınızdan email cevaplamak gibi ıvır zıvır işlerle bölünmezsiniz. Konu ciddiyse, işin duygusal bir boyutu varsa, karşınızdakiyle zor konuşacağınızı bildiğiniz bir konuysa, ortam ve tabii yürüyor olmak size yardımcı olacaktır, gözlerinizi kaçırmanıza gerek olmaz, huzursuzluk veya heyecandan elleriniz terlese, kolayca cebinize saklayabilirsiniz. Bir diğer yandan, herkesin yürürken önüne bakması yani konuşulanların doğrudan kulak hizanızda duyulması dikkatinizi yoğunlaştırmanızı kolaylaştırır. Yürüme hızınız ve seçtiğiniz yürüme rotasıyla konuşmaya farklı boyutlar katmanız, verdiğiniz izlenimi değiştirmeniz mümkündür.

Etkili bir yürüyen toplantı için,

  • Bildiğiniz, alışık olduğunuz bir güzergahı ve rotayı seçin. Yol kafanızı meşgul etmesin. Tüm konsantrasyonunuz konuşulanlarda olsun. Toplantıyı ne kadar uzun tutacağınıza göre, yürüme parkurunun uzunluğunu belirleyin.
  • Telefonunuzu cebinize koyun ve sessize alın. Hiçbir şeyin dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin.
  • En etkli yürüyen toplantılar 2 kişiliktir. Doğru tonda yapıldığında kaliteli ve verimli bir diyaloga dönüşecektir.

Neden yürümeli?

1. Yaratıcılığınız gelişir, odaklanma gücünüz artar.

İnsanların çoğu aktifken daha yaratıcı olurlar. Örneğin, koşarken veya tenis oynarken aklımıza çok iyi fikirler gelir, keşke kağıt kalemim yanımda olsaydı diye içlerinden geçirirler. Bu sırf çoğumuzun deneyimleyip kanıtlayamadığı bir durum değildir, bilimsel çalışmalar da bu tezi destekler. 2014 yılında Stanford Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği bir çalışmada, yürümeye başladıktan hemen sonra katılımcıların yaratıcılığında gelişme görüldüğü saptanmıştır. İçerde de açık havada da yürümenin eşit oranda etkili olduğu gözlemlenmiştir.  

Yürüyerek konuşmak odaklanmamıza yardımcı olur çünkü elimizden düşürmediğimiz teknolojileri arkamızda bırakırız ve o ‘an’a konsantre oluruz. Konuştuğumuz kişinin sözlerine, mimiklerine, gerçekten ne demek istediğine odaklanabilir, birbirimizi anlayabiliriz.

2. Sağlıklı ve uzun ömürlü olmanızı sağlar.

Sağlığınızı korumak için çaba harcadığınız yaşlara mı geldiniz? Sanırım otuzlarından sonra hepimizin ilgi alanı sağlığımızı korumak. Çoğu zaman çözüm önerisi basit, hem gününüzde kısa zaman alacak hem de fazla efor harcamanıza gerek olmadan yaşam kalitenizi yükseltecek bir aktiviteyle sağlıklı kalmak. Uzmanlara göre, yürüyüş bu aktivitelerin başında gelmekte.

  • Günde 20 dakikalık kısa yürüyüşler erken ölüm riskini azaltır. Avrupa genelinde 334 binin üzerinde kadın ve erkeğin katıldığı, European Prospective Investigation into Cancer and Nutrition (EPIC) çalışmasında, 1992 ve 2000 yılları arasında araştırmacılar katılımcıların boy, kilo ve bel çevresi ölçülerini kaydetmiş. Aradan 12 yıl geçtikten sonra ise, katılımcılarla temasa geçilip sağlık durumları takip edilmiş ve 21,438 katılımcının öldüğü ortaya çıkmış. Her gün kısa yürüyüşlerin yararı, çalışmaya katılan tamamen inaktif kişilerle günde ortalama 20 dakika yürüyenler arasındaki ölüm sayılarındaki farkla ortaya çıkmış: Kısa yürüyüşlerle 90 ila 110 kalori yakanların tamamıyla pasif gruba oranla erken ölüm riskini %16 ila 30 arasında azalttıkları gözlemlenmiş.
  • Göğüs kanseri riskini minimize eder. Herhangi bir fiziksel aktivite içinde olmanın göğüs kanseri riskini hafiflettiği araştırmacıların kanıtlamış olduğu bir veri. American Cancer Society’nin çalışmasına göre, haftada yedi ve üzeri saat yürüyen kadınlarda göğüs kanseri görülme riski, üç saat ve daha az yürüyenlere göre %14 oranında daha az görülmekte (kilo problemi veya hormon tedavisi gören göğüs kanseri riski taşıyan kadınlarda bile).
  • Eklem ağrılarını hafifletmekte. Birkaç çalışma yürümenin artrit kaynaklı ağrılara iyi geldiğini doğrulamakta. 10 km ve üzeri yürümenin artriti önleyebileceği görülüyor. Yürümek eklemleri korumakta: osteoartrite açık olan diz ve kalça bölgelerinin korunmasında düzenli yürüyüşlerin büyük etkisi olduğu görülmekte.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmekte. Yürümek soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmanıza yardımcı olmakta. Harvard Tıp Fakültesi’nin yayınladığı makaleye göre, günde 20 dakika yürüyen binin üzerinde kadın ve erkeğin katıldığı çalışma haftada bir kez egzersiz yapanlara kıyasla %43 daha az hastalık izni kullandıklarını göstermekte. Hastalandıkları takdirde de, daha kısa sürede toparlanmaktalar.

3. Zayıflarsınız.

Nasıl kilo verebilirim diye düşündüğünüz, yaşam tarzınızı kökünden değiştirecek rejimlere bir türlü ayak uyduramadığınız dönemlerden mi geçiyorsunuz? Yürüyerek, ufak adımlarla sağlıklı bir yaşam tarzına geçebilirsiniz … ille de büyük değişikliklere gerek olmayabilir. Yürümek sadece hayatınızı hareket getirdiği için kilo vermeyeceksiniz. Yürümek egzersizin yanında, kilo alma genini engellediğinden ve tatlı aş ermenizi hafiflettiğinden kilo vermeniz kolaylaşacak.

  • Kilo verme genine dur deyin. Harvard araştırmacılarının 12.000 insanda araştırdıkları 32 obezlik geninin günde bir saat yürüyen insanlarda daha az görüldüğü saptanmıştır.
  • Tatlı zaafına son. Exeter Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bilimsel çalışmada 15 dakikalık yürüyüşlerin çikolata yeme isteğini baskıladığını ve de yenildiği takdirde yenilen miktarı azalttığını göstermekte. Bir diğer çalışma ise, yürümenin her türlü şekerli yiyecek atıştırma isteğini geçiştirmeye yardımcı olduğunu göstermekte.

4. Keyfiniz yerine gelsin, daha kolay rahatlayın.

Sadece fiziksel sağlığınız değil, ruh sağlığınız için de yürümek yararlı. Özellikle de doğada, açık havada yapılan yürüyüşler ruh halimizi iyileştirmekte, dünyaya daha pozitif bakmamızı sağlamakta, stres düzeyimizi azaltmakta.ı etmeyin. Özel ve profesyonel yaşamınıza mümkün olduğunca yürüme araları koyun. Arkadaşlarınızla kahvaltı öncesi yarım saatlik doğa yürüyüşleri planlayın, iş arkadaşınızla yürüyerek toplanın, yürümeyi hayatınızın rutinine adapte edin. Durmayın,