Bültenler Geri Döndü!

Bultenler Geri DonduBirçok alanda geçmişe, doğala, basite özlem duyuyoruz ve kendimizi geri dönüş arayışı içinde buluyoruz. Annelerimizin döneminde bahçelerde yetiştirilen sebzeler, ağaçların dalından koparılıp yenen meyveler “organik” oldu, biz onların peşlerinden hafta sonu sabahın bir köründe kalkıp pazarlara gider, kilometrelerce yol kattedip köylere gider, yiyecekleri yerinden alır olduk. Giysilerde, makyajda, tasarımda retroya dönüşü sıklıkla görüyoruz, seviyoruz. Peki ya teknolojide sizce hep daha dijital, daha görsel, daha interaktif şeylerin peşinde miyiz?

Uzun metinler yerine infografiklerle özetlenmiş, video ve fotoğraflarla kısacık mesajlar ile anlatılan öyküler daha çok dikkatimizi çekiyor. Bilgi çok, zaman az. Hangi bilgileri okuyalım, neleri öğrenelim? Her şey hap haline gelmiş; bizim için okunmuş, ana fikirler çıkarılmış, analiz yapılmış olsun. Saatlerce okuyacağımıza birkaç dakikada konuyla ilgili bilgi sahibi olalım. Armut piş, ağzıma düş.

Birkaç cesur adam retro bir iletişim aracıyla bize armudu pişirip sunuyor. E-posta ile beraber gelişmiş en basit iletişim aracı olan bültenleri kendi uzmanlık alanlarında çarpıcı bilgiler vermek ve analizlerini paylaşmak için kullanıyor.

Fast Company’nin “Sizi Daha Akıllı Yapacak Bültenler” başlıklı yazısında size ilham kaynağı olacak 9 bültenden söz ediliyor. Bu bültenleri ve kapsamlarını inceleyelim mi?

1. REDEF, medya, teknoloji ve pop kültürün karışımı.
Viacom and Slingbox’ın eski yöneticisi Jason Hirschhorn, REDEF adını verdiği bülteniyle moda, medya, müzik, spor ve teknoloji alanlarında kaçırmamanız gereken makaleleri, video ve podcastlarla e-postanıza ulaştırıyor. Aynı zamanda makale, video ve podcast’lere ulaşabileceğiniz websayfasında günün seçilen makaleleri, medya, teknoloji, spor, moda gibi alanlarda yayınlananlar ve “REDEF Orijinalleri” var. “REDEF Orijinalleri”, REDEF takımı tarafından yayınlanan içerikleri kast ediyor. Popüler makaleler arasında, farklı bloglardan ve belli başlı gazetelerden alıntılara ve doğrudan linklere rastlamak mümkün.

Birkaç çarpıcı makalenin konu başlıkları şöyle: Ben Evans’ın blogundan Amazon makinesi (Amazon’u büyük bir makinaya benzetip şirketin işleyişini anlatmakta.), The New Yorker’da yayımlanan D. T. Max’ın data bilimi ve Jim Simons üzerine makalesi (Wall Street’de sayıların kralı olarak tanınan ve algoritmaların sırrını çözerek milyarder olan Jim Simons, kurduğu The Flatiron Institute ile data bilimine milyarlarca dolar hibe ediyor. Simons’un amacı finans kurumu Renaissance’nin analitik stratejilerini bilimi geliştirmek ve insanlığa yardım etmeyi hedefleyen projelere odaklanmak. Enstitünün üç aktif bölümü var: bilişimsel biyoloji, bilişimsel astronomi, bilişimsel kuantum fizik.) ve 2017’de Silikon Vadisi’nin en kötü özürleri (Facebook’tan Uber’e kabahatten büyük özürler). Sayfayı ziyaret edin, birkaç makale okuduktan sonra bültene yazılıp yazılmamaya karar verin.

Devamını Oku

Kişisel Markanızı Nasıl Güçlendirirsiniz?

512777 636210257350605892 16x9Sosyal medya profillerimiz, blogumuz ve web sayfamızın fiziksel benliğimizden daha görünür olduğu günümüzde, sanal kimliğimiz kanlı canlı bizi temsil ediyor. Sanal kimliğimiz gerçek bizle ne kadar örtüşüyor? Daha iyi bir sanal kimliğe nasıl erişebiliriz? Kişisel markamızı nasıl güçlendiririz?

İş dünyasının liderlerine biyografi yazarlığı yapan Bruce Kasanoff’un 14 Kasım’da Linkedin’de yayınladığı yazısında, sosyal medyayı kullanarak kişisel markanızı nasıl sağlamlaştıracağınızı, bağlantı ağınızı genişleteceğinizi ve işinizle ilgili hizmet alma arayışında olan kişilerin size gelmesini nasıl sağlayacağınızı basit örnekler ve adım adım yapılması gerekenlerle kaleme almış. Örnekleri, yazısını yayınladığı profesyonel sosyal medya platformu Linkedin’den. Adına Julie diyelim diye yazmış, biz Leyla diyelim. Leyla kişisel markasıyla ilgili tavsiye istiyor: “Kişisel markamı ve profesyonel networkumu oluşturmaya çalışıyorum. Amacım, seneye bu zamanlar ilk danışmanlık kontratımı garantilemek. Bu amacıma sosyal medyayı kullanarak nasıl ulaşabilirim? Yaptığım işle ilgili nasıl potansiyel müşterilerimin ilgisini çekebilirim?” diye soruyor.

Kasanoff yıllarca bu gibi soruları almaya ve farklı endüstri, meslek ve iş alanındaki kişilere farklı sosyal medya platformlarını dikkate alarak cevap vermeye alıştığı gibi, artık profesyonel tavsiyelerini bir yerde toplamaya karar vermiş.

Devamını Oku

Değer Kazanan Dijital Para: Bitcoin

what is bitcoin storyPara bir muhasebe sistemi. Kimin ne kadar borcu veya alacağının olduğunu kaydeden bir sistem. Herhangi bir para sisteminin yürümesi için güvenilir bir üçüncü partiye ihtiyacı var: Paranın gerçek olduğunu garanti edecek bir otorite. Yüzlerce yıldır bu otorite hükümetler olmuş. Şimdi bu tanımlardan parayı çıkarın, yerine bitcoini koyun.

Bitcoin; aynı para gibi bir muhasebe sistemi, alım-satım, alacak ve borçların, ve her türlü değerin kaydedildiği bir sistem. Bitcoinin en önemli farkı aracıların ortadan kaldırılması ve iki kişinin doğrudan birbirine para yani bitcoin yollayabilmesi. Tüm bu işlemler internet üzerinden blok zincirler aracılığıyla herkesin görebileceği açık defterlerde (open ledger) kayıt altına alınıyor. Güvenilir üçüncü partinin (bankanın) yerini şeffaf herkesin internet üzerindeki bir bitcoin platformundan görebileceği paylaşım sistemine bırakıyor.

Devamını Oku

Bakma ve Bakılma Ekonomisi

care eco dunya

Bakım ekonomisinin başrolünü kadınlar oynuyor.

Care ekonomisi nedir?

Care ekonomisi fiziksel, psikolojik ve duygusal yardıma ihtiyaç duyan veya gelişmekte olan kişilerin bakımından doğan ücretli ve ücretsiz işlerin tamamını içine alır. İşin içine evlerimizde küçük çocuklarımıza bakmamız, aile büyüklerimize bakmamız gibi tam olarak ekonomiye girmeyecek işler girdiğinden sınırları pek de net çizilemeyen bir ekonomidir. Türkçeleştirdiğimizde “bakım ekonomisi” dediğimiz care ekonomisi sağlık, eğitim, yaşlı ve çocuk bakımı gibi geniş bir sektör yelpazesini kapsar. Bakım ekonomisinin aktörleri; hem ücretli hem ücretsiz bakım hizmeti veren birey ve kurumlardan oluşur. Bu sektörler içinde de bakım işlerinin çoğu ücretsiz yapılan işler olarak görüldüğünden ve de dünya genelinde bakım işlerinin büyük bir kısmının kayıtsız yapılmasından bu ekonominin büyüklüğünü kestirmek oldukça zordur.

Bakım evde yapıldığında gündelik yaşamımızı sürdürmemizi sağlayan işlerin bir parçası olarak görülür. Ev işleri, market alışverişi, yemek yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır yıkamak, ütü, çocukların okuldan alınması, beraber ders çalışılması, yaşlı annenize bakmak gibi ailenin tüketimini ve ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan işler ekonomi içerisinde görülmemekte, ülkelerin GSYH’sine yansıtılmamakta. Oysa, bakım işi toplumların geleceği ve insanoğlunun refahı için son derece önemlidir. Bakım işleri sayesinde işgücü sürdürülebilir, aileler üretken olabilir, insanlar ekonomiye katkı sağlayabilir, toplumlar bu sayede gelişebilir, evrimleşebilir.

Devamını Oku

Erkekler Ağlamaz

LewisHowesLewis Howes’un son kitabı “Erkekliğin Maskesi”, yenilmez erkeklerin tabularla örülmüş maskelerini deşifre etmekte.

Lewis Howes. Başarılı Amerikalı futbolcu, genç girişimci, çok okunan yazar.

Hayatı boyunca sporcu kimliğiyle öne çıkmış, lise yıllarında iki spor dalında başarı kazanmış, daha sonra profesyonel olarak futbol oynamış, herkesin takdir ve gıpta ettiği göz önünde bir kişi.

Erkekliğin Maskesi kitabının websitesinde okurlarına yazdığı mektupta şöyle diyor: “Bir atlet olarak yetiştiğim tüm çocukluğum; soyunma odasından, koçlarımın bana tekrar tekrar söyledikleri, toplumun kabulleri ve medyanın “erkek olmanın” ne olduğu ya da ne olması gerektiği normlar üzerine kuruldu.” Hiç tanımadığı bir adam tarafından henüz beş yaşındayken cinsel tacize uğramış olan Howes, bu gerçekle son zamanlara kadar yüzleşmemiş, tüm öfkesini, nefretini, savunma mekanizmasını içinde büyütmüş. Kaybetmemek ve sapasağlam ayakta kalmak için hep savaşçı bir ruha sahip olmuş. Olabileceği en iyi atlet olmak için çok çalışmış.

Devamını Oku