SİZİN KİŞİSEL MARKANIZ NE KADAR GÜÇLÜ?

Yazar: Ela Erozan Gürsel

Kişisel Marka

Çalışanların güçlü kişisel markaları, şirketlere hem avantaj hem de dezavantaj getirebiliyor. Bir yandan güçlü kişisel marka şirketinize yeni müşteriler çekerken ve basında dikkat çekerken diğer yandan şirketinizin üretimi ve başarıları çalışanın baskın imajının gölgesinde kalabiliyor.

Kişisel marka olmak nedir?

İzinli pazarlama denince Seth Godin’dir, teknolojide yaratıcılık denince Steve Jobs’dır, CNN denince Larry King’dir, değişim denince 4 yıl önce seçim kampanyasıyla Barack Obama’dır.

Türk süper star denince Ajda Pekkan’dır, Araştırmacı Gazeteci denince Uğur Mumcu’dur, fotoğrafçı denince Ara Güler’dir, piyanist denince Fazıl Say. Bu insanlar alanlarının pîridir. Herkes onlara saygı duyar, meslektaşları onları örnek almak ister, yetenekleri, deneyim ve bilgi birikimleri tüm çevrelerde saygı uyandırır.

Devamını Oku

ÇEŞİTLİLİK YÖNETİLİRSE ‘ZENGİNLİK’, YÖNETİLMEZSE ‘TEHLİKE’ OLUR

Yazar: Ela Erozan Gürsel

Çeşitlilik yönetilirse ‘zenginlik’, yönetilmezse ‘tehlike’ olurFarklı kültür, dil, din ve ırka mensup bireylerin bir arada çalıştığı şirketler vardır. Farklılıkların iyi yönetilmesi önemlidir. Aksi halde şirket içinde birtakım çatışmalar yaşanması olağandır. Çatışmaları ortadan kaldırmak için en etkili yol; her çalışanın ırk, etnik köken, kültür, dil, din, cinsel eğilimi, fiziksel yeterlilik düzeyi ve aile yapısını anlamak ve her faklılığı değer vererek kabul etmektir.

Dünyanın en prestijli orkestralarından Londra Filarmoni Orkestrası’nın canlı performansını dinleme şansınız oldu mu hiç? 80 yılı geride bırakan başarılı orkestranın Yüzüklerin Efendisi’nde Oscar’a layık görülen müziğinin melodisi hala hafızamızda mı? Çok sayıda değerli piyanist, keman virtüözü ve opera sanatçısının eşlik ettiği orkestra 2007’den bu yana dünyaca ünlü şef Vladimir Jurowski tarafından yönetiliyor. Müziğe yıllarını vermiş, yaşamlarının büyük bölümünü flüt, trompet, davul ve arp çalmakla geçirmiş birbirinden yetenekli müzisyenlerden oluşan orkestra dahi bir şef tarafından yönetilmese ne olur?

Devamını Oku

UZMAN DEYİP GEÇME!

Yazar: Ela Erozan Gürsel

İşe alım uzmanı, satış ve pazarlama uzmanı, dış ticaret uzmanı, muhasebe uzmanı ve daha nice ilan…

Herhangi bir online iş portalına girdiğinizde ‘uzman’ kelimesiyle bir arama yapın, karşınıza binlerce giriş seviyesi ilan çıkacak.  Uzman çoğu zaman 1 ila 2 yıl deneyimli veya yeni mezunların yapabileceği işler için uygun görülen unvan Türkiye’de. Peki yurtdışında nasıl diye aklınızdan geçiriyor olabilirsiniz. Durum yurtdışında da pek farklı değil…

Amerika ve İngiltere’de uzmanla aynı anlama gelen ‘expert’ ve ‘specialist’ terimleri giriş seviyesi pozisyonlarına veriliyor.  Asya’nın en fazla sayıda çok uluslu şirketine ev sahipliği eden – benim de ikamet ettiğim - Singapur’da ise, bu terimlere bir de yenisi ekleniyor: ‘executive.’ Batı dünyasındaki ‘yönetici’ anlamı yerine, burada executive uygulayan, işi yürüten anlamlarında kullanılıyor.

Kısacası, uzman ünvanını işe girerken peşin olarak veriyoruz ve taptaze beyinleri ‘uzmanlaşma’ serüvenine dâhil ediyoruz.

Devamını Oku

HER LİDERİN YOĞURT YEMESİ AYRI

Yazar: Ela Erozan Gürsel

Her liderin yoğurt yemesi ayrıLider herkeste olmayan yeteneklere, içgüdülere, bilgi ve donanıma sahip öncü kişidir. Yönetimde söz sahibi olan herkesin lider olmadığı unutulmamalıdır.Olağan bir takımı olağanüstü bir takıma dönüştürmek yöneticilikle liderlik arasındaki farkı anlamayı gerektirir.

Amerika’da üniversite başvurusu yapan genç bir kız başvuru formundaki sorulardan birini okuyunca çökmüştü. Soru çok basitti:
‘Lider misiniz?’
Gerek dürüst gerekse sorumluluk sahibi biri olarak soruyu ‘hayır’ diye cevapladıktan sonra başvurusuna kabul gelme ihtimalini ortadan kaldırdığına emindi.
Ancak üniversiteden kendini şaşırtan bir cevap geldi:

Devamını Oku

ÖZGEÇMİŞTEKİ YALAN BAĞDAT'TAN DÖNER

Yazar: Ela Erozan Gürsel

sezin-kalafatcioglu

Özgeçmişinizde hiç yalan söylediniz mi?

Hiç yapmadığınız bir stajı, sertifikasını almadığınız bir kursu CV’nize dâhil ettiniz mi? CV’niz üniversite not ortalamanız, akademik başarılarınız ve tamamladığınız projelerle ilgili hep gerçekleri mi yansıtıyor? Peki, CV’nizde başarılarınızı hiç mi abartmadınız? Örneğin, bir önceki işinizle şimdiki işiniz arasındaki boşluğu açıklamakta zorlandığınız için çalışma sürelerinizi uzatmadınız mı? Bilgisayar ve yabancı dil bilgilerinizi olduğundan iyi göstermediniz mi?

CV’nizi çok istediğiniz bir işe girebilmek için ilgi çekici hale getirmek, yeteneklerinizi işte aranan özelliklere göre ön plana çıkarmak kabul edilebilir değişiklikler. Nereye kadar CV’mize müdahale edebiliriz?

Devamını Oku