EN GÜÇLÜ KARAR VERİCİ İLE TANIŞMAYA HAZIR MISINIZ?

Yazar: Ela Erozan Gürsel

noromarketingNöromarketing’i daha önce hiç duydunuz mu? Nörobilimle pazarlamayı birleştiren ve beyin aktivitelerini inceleyerek insan davranışlarını anlamaya çalışan bir uzmanlık alanı. Nöromarketing gurusu Patrick Renvoise’in özetlediği gibi daha basit bir tanımla; karar verme eğilimlerimizi bilimsel olarak inceleyen yeni bir disiplin. Reklamcılar, pazarlamacılar, ürün yöneticileri, pazar araştırmacıları, kısaca işi son tüketicinin satınalma kararlarını anlamak ve etkilemek olan tüm pazarlama profesyonellerinin yeni ilgi alanı ‘Nöromarketing’.

Değişim Yelpazesi’nde bu haftaki konuğumuz nöromarketing ustası Patrick Renvoise.  28 Kasım’da İstanbul’da gerçekleşecek Nöromarketing Konferansı’nda bir çalıştay yönetecek olan Renvoise ile satınalma kararlarını mercek altına alan nöromarketing üzerine konuştuk.

Devamını Oku

SEN BANA FAZLA İYİSİN!

Yazar: Ela Erozan Gürsel

sen-bana-fazla-iyisinİş ararken bir görüşmeye gidip de ‘gereğinden fazla iyi” olduğunuz için reddedildiğiniz oldu mu? ‘Özgeçmişiniz çok etkileyici ancak bu pozisyon için daha az deneyimli birini arıyoruz’ veya ‘Sizin gibi iyi yabancı dil bilen birinin uluslararası işler yapan bir şirkette daha mutlu olacağına inanıyorum.’

Çoğu zaman giriş seviyesinde bir titre ve maaşa bile razı olsanız, işe alım yapan yöneticiyi ikna edemezsiniz işi layıkıyla yapacağınıza.

Karşınızdakinin şüphesi işi yapamayacağınızdan değil, hızla öğrenip kısa sürede işten bıkacağınızdandır.

Fazla iyi iseniz, çoğu şirket size geçici eleman gözüyle bakar. Eğer işe daha uygun, uzun süre işte kalma ihtimali yüksek bir aday varsa, tereddüt etmeden onu tercih eder.

“Overqualified” olmak yani niteliklerinizin yaptığınız işin gerektirdiği niteliklerden daha üstün olması. Türkçe’de bu terimin tam bir karşılığı olmamakla beraber, aşırı nitelikli olmak gibi anlamlara denk gelmekte.

Devamını Oku

İŞYERİNDEKİ FISILTILAR YÖNETİLEBİLİR Mİ?

 Yazar: Ela Erozan Gürsel

gizli-fisiltiBu hafta Değişim Yelpazesi’nde konuklarımız ilaç ve medya sektöründe uzun yıllar yöneticilik yapmış Yasemin Koçak Tezel ve reklam sektöründe yüzlerce kampanyaya imza atmış, medya sektöründe uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapmış Saygın Tezel.

Farklı konulardaki uzmanlıklarını ve yöneticilik deneyimlerini kendi kurdukları şirkette danışman, koç ve eğitmen rollerinde birleştiren Tezel çifti aynı zamanda insan kaynakları alanında en çok satanlar listesine giren ‘Fısıltı Yönetimi’ kitabının yazarları.

Kendileriyle işyerinde kulak verilmesi gereken "fısıltılar" üzerine konuştuk.

Devamını Oku

İK'NIN YENİ GÖREVİ: STRATEJİK PARTNERLİK

Yazar: Ela Erozan Gürsel

Stratejik-insan-kaynaklariBir bilgeye sormuşlar;
‘Dünyada en çok kimi seversin?’ diye…
‘Terzimi severim’ diye cevap vermiş. Soruyu soranlar saşırmışlar.
‘Aman üstad! Dünyada sevecek o kadar çok kimse varken, terzi de kim oluyor? O da nereden çıktı ? Neden terzi?’ diye sormuşlar.
Bilge, bu soruya şöyle cevap vermiş:
“Evet dostlarım, ben terzimi severim çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle yapmaz. Bir kez benim hakkımda karar verirler; ölünceye kadar da, beni hep aynı kalıpla ve aynı gözle görürler.”

Devamını Oku

INTRAPRENEUR – ŞİRKETİNİZİN İÇİNDEKİ GİZLİ GİRİŞİMCİ

Yazar: Ela Erozan Gürsel

intrapreneurİş dünyası adeta siyah beyaz gibi ikiye ayrılmış: 1. Grup - kurumsal bir şirkete bağlı çalışan profesyoneller ve 2. Grup – Kendi işini yapan girişimciler, patronlar. Çoğumuz önce 1. Gruba dahil oluyor, deneyim kazanıyor, sektörü ve işi öğrendikten, belli bir deneyim ve sermaye edindikten sonra, eğer cesaretimiz ve isteğimiz varsa, 2. Gruba geçiyoruz. Kimisi ise, iş güvenliğini tercih edip, finansal risklere girmeden hep 1. Grupta kalmayı tercih ediyor. İlle de bu iki gruptan birini seçmemiz mi gerekiyor? Edelman’ın Global Inovasyon’dan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı David Armano’nun Forbes’ta yayınlanan yazısına göre, bir 3. Grup daha var: Intrapreneur’ler.

Devamını Oku