“HASTALIKTA VE SAĞLIKTA, EMEKLİLİK BİZİ AYIRANA KADAR"

Yazar: Ela Erozan Gürsel

uzlasiBağlılığın veya sadakatin tanımını yapmanızı isteseler, ne dersiniz? Birbirini seven bir kadın ve erkeğin birbirine duyduğu bağlılık… Amerikan filmlerinin düğün sahnelerinde eksik olmayan ‘iyi günde kötü günde ölüm bizi ayırana dek’ sözü gözünüzün önüne gelir. Daha geniş anlamıyla sadakat bir kişinin bir diğer kişiye, kuruma veya dine gösterilen içten bağlılık anlamına gelir. Bir fikir adamına gönülden bağlıysanız onun önderliğinde alınan kararlara düzenlenen hareketlere katılır, destek olursunuz. Bağlılık hiçbir yaptırım olmaksızın kişinin kendi hür iradesinin ürünüdür, kişi gerçekten inandığı, sevdiği ve doğru olduğunu hissettiği şeylere bağlılık gösterir. Peki ya, kurumsal hayatta bağlılık nedir? Çalışanlarınız şirketinize ne kadar bağlı?

Devamını Oku

DOĞRU DÜŞÜNMEK KOLAY AMA DOĞRU SÖYLEMEK ZOR

Yazar: Ela Erozan Gürsel

elestiri

Usta Olmak Yetmez, Bilge De Olmalısın

Yıllar yıllar önce Hindistan’da çok ünlü bir ressam yaşarmış. Herkes bu ressamın yaptığı resimleri kusursuz kabul eder, renkleri ustaca kullanışına hayran kalırmış. İşte bu nedenle ressama ''Renklerin ustası'' anlamına gelen “Ranga Guru” derlermiş. Ranga Guru’nun yetiştirdiği öğrencilerden biri olan Racıçi eğitimini tamamlamış, son bir resim yapıp Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş.

Devamını Oku

İŞ KAZALARI İŞYERİNİN KAPISINA KİLİT VURDURABİLİR

Yazar: Ela Erozan Gürsel

haydar-polat

 

Ülkemizin en önemli sorunlarından biri iş kazaları.  Çoğu zaman çalışanın canını kaybettiği iş kazaları işverene de oldukça ağır bedellere mal oluyor. Bu bedel bazen işyerinin kapısına kilit vurmak anlamına dahi gelebiliyor.

Değişim Yelpazesi’nde bu haftaki konuğumuz İlke Hukuk Bürosu'ndan Avukat Haydar Polat. Kendisiyle iş kazaları ve iş kazalarının KOBİ’lere etkisi üzerine konuştuk.

Devamını Oku

İŞ İŞTE ÖĞRENİLİR, SİZ YETER Kİ BAŞARACAĞINIZA İNANIN

Yazar: Ela Erozan Gürsel

ozguvenBlöf yapmak, biliyormuş gibi göstermek, doğruları çarpıtmak… Çocuklarımıza yapmamalarını söylediğimiz şeylerin başında gelir. Onları açık olmaya, bilmediklerini söylemeye, soru sormaya, hata yaptıklarında kabul edip aynı hatayı tekrar etmemeye yönlendiririz. Oysa iş dünyasında durum o kadar basit değildir. Hatta kimi zaman başarıya giden yolda çocuklukta öğrendiğimiz prensiplerin çoğunu unutmamız gerekebiliyor.

Aynı pozisyonun peşinde olan onlarca hatta yüzlerce kişinin önüne geçmek ve işi almak için kişi herkesten daha iyi olduğunu göstermeye çalışır. İş görüşmesinde iyi bilmediği bir şeyi iyi bildiğini söyler, deneyimlerini abartarak anlatır. Hele işe alım ayağında doğru bir kontrol mekanizması yoksa ağzı laf yapan etkileyici bir kişi rakiplerinin önüne kolayca geçer. Bu tür kişilerin çoğu girişimcilik özelliği ön plana çıkan kişilerdir. Göç yolda düzülür misali işi işte öğrenirler.

Devamını Oku

ALMANLARIN GENÇLERİ İSTİHDAMA KAZANDIRMA METODU ÜLKEMİZDE UYGULANABİLİR Mİ?

Yazar: Ela Erozan Gürsel

usta-cirakBardak mı, Göl mü?

Ustaların çıraklarına mesleklerinin en ince ayrıntılarını gösterdikleri, zanaatlarında başarılı olmanın sırlarını verdikleri gibi, yaşama dair deneyimlerini aktardıkları, gerçek anlamda yol gösteren öğretmenler oldukları bir dönemde Hintli bir ahşap ustası yaşarmış. Yıllarla emek verip yetiştirdiği çırak pişip de ustalığını kanıtladığında kendi dükkânını açmak üzere ustasından ayrılmış.

Usta da bir dostunun oğlunu yanına çırak almış. Fakat bu genç çocuk sürekli şikâyet eder, ustasının gösterdiği her işe burun kıvırır, her yaptığı işten sıkılırmış.  Örneğin, kasabaya tahta almaya gider, döndüğünde tahtanın üstündeki kıymıkların eline battığından yakınırmış. Bir iş teslim etmeye gider, müşterinin ona iyi davranmadığından şikâyetçi olur, yolun çok uzun olduğunu ve sıcaktan bunaldığını da eklemeden geçemezmiş. Usta çocuğa kendi tavrının ve hayata bakışının yanlış olduğunu anlatmak istermiş. Ancak nasihatler işe yaramaz, ustanın sözleri çırağın bir kulağından girer diğerinden çıkarmış.

Devamını Oku