Güçlü Kadınlardan Sıkı Tavsiyeler

Üç güçlü isim. Ortak yönleri - profesyonel yaşamlarının en verimli dönemlerini yaşamaları, iyi eğitimli, alanlarında isim yapmış güçlü kadınlar olmaları.

Bir psikolog. Bir televizyon dizisi yazarı. Bir dergi editörü.

Dr. Susan David. Shonda Rhimes. Janice Kaplan.

Dr. David’in post doktorası Yale Üniversitesi’nden, halen Harvard Üniversitesi’ne bağlı çalışmakta.

Rhimes üniversiteye prestijli Ivy okulları arasında yer alan Dartmouth College’da gitmiş, girmesi Harvard’dan bile zor olan USC School of Cinematic Arts’ta lisansüstü programından mezun olmuş.

Kaplan ise Yale Üniversitesi mezunu.

Devamını Oku

Özür Dilemeniz Şart Değil!

Depositphotos 126968440 original“Kusura bakmayın rahatsız ediyorum.”


“Tüm kabahat benim.”

“Üzgünüm.”

Bir kendi sözlerinize kulak verin ve bir de yakın çevrenize: hangi sıklıkta “kusura bakma” “özür dilerim” “pardon” gibi üzgün veya hatalı olduğunuzu gösteren sözler söylüyorsunuz ya da duyuyorsunuz? Çok sık değil mi, bir gün hatta birkaç saat geçmiyor bu özürleri kendi kulaklarınızla duymayalı. Neden? Çünkü özür dilemek çocukluğumuzdan beri en çok yaptığımız şey. Anne babamızın kızgınlığını geçirmek hatta onları mutlu etmek için ilk özür dilemeyi öğreniyoruz. Hatta çoğu zaman durum çocuklarda öyle bir noktaya geliyor ki, yaramazlıkları, hataları yapıp yapıp o sihirli iki kelimeyi söylediklerinde herşeyin silineceğini düşünüyorlar. Ebeveyinleri olarak onlara anlatmamız gereken en önemli şey özür dilediklerinde hafızaların silinmediği, zamanın geri alınmadığı, dolayısıyla yapılan hatanın ya da verilen hasarın hala orada olduğu. “Özür dilemek yerine bir daha yapma” anne-baba olarak en çok tekrar ettiğiniz söylem haline geliyor.

Bugün yöneticiler ve liderler özür dilemeye karşılarındakini anladıklarını göstermek için sıklıkla başvuruyorlar. Bizleri yöneten liderlerden empati sahibi, ilgili, hassas, çevrelerindekilere değer veren insanlar olmalarını istiyoruz, bekliyoruz. Hatta bu nitelikler duygusal zekaya sahip iyi yöneticileri diğerlerinden ayıran nitelikler olarak görülüyor. Peki, ne oluyor? Sağduyulu bir insan ve duyarlı bir yönetici olma yolunda son derece iyi niyetlerle çıktığınız bu yolda kendinizi tüm hataları üstlenirken buluyorsunuz.

Devamını Oku

Uluslararası Uyuşmazlıklara Tahkimle Çözüm Bulun

Ceyda Akbal SchwimannDeğişim Yelpazesi’nde bu haftaki konuğumuz uluslararası tahkim avukatı Ceyda Akbal Schwimann. Türkiye ve Avusturya’da takip ettiği davalar dolayısıyla Viyana-İstanbul arasında mekik dokuyan Ceyda Hanım’a yurtdışında yatırımları olan iş adamlarının tahkim alanında merak ettiği soruları sorduk.

Ceyda Hanım kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Galatasaray Lisesi, ardından Galatasaray Üniversitesi Hukuk fakültesinden mezun oldum. Daha sonra İngiltere’de Cambridge Üniversite‘sinde tamamladığım yüksek lisans eğitimimden sonra bir süre Türkiye’de uluslararası bir hukuk firmasında avukat olarak çalıştım. 9 senedir özel nedenlerle yerleştiğim Viyana’da mesleğime uluslararası davalarla devam ediyorum.

En çok hukukun hangi alanında çalışıyorsunuz?

Uluslararası uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözülmesi alanında çalışıyorum. Çalışmalarımın ağırlık noktası yabancı yatırımların korunması ve bu alanda çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesi.

Uluslararası tahkim nedir? Neler uluslararası tahkim kapsamına giriyor?

Tahkim uyuşmazlıkların hakem yolu ile çözülmesi anlamına geliyor. Ticari tahkime daha çok taraflardan birinin yabancı olduğu ticari uyuşmazlıklarda başvuruluyor. Bu davalarda sözleşmesel hükümler, ticaret kanunu, borçlar kanunu gibi özel hukuk çerçevesinde karar veriliyor.

Bunun yanında, uluslararası yatırım tahkimi dediğimiz devletlerin taraf olduğu uluslararası yatırım anlaşmaları çerçevesinde gerçekleştirilen bir tahkim türü var. Bir devletin bir yabancı yatırımcıya hukuka aykırı bir şekilde muamele etmesi nedeniyle o devletin ve yabancı yatırımcının ait olduğu devletin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı yatırım anlaşmaları nedeniyle uluslararası kamu hukuku çerçevesinde yatırımcı tarafından yatırımın yapıldığı devlete dava açmak mümkün olabiliyor. Yatırım tahkimine gitmek için yatırımcının devlet ile sözleşmesinde tahkim anlaşması olmasına gerek olmuyor.

Devamını Oku

Kabus görüşmeler mi dediniz?

kabusgorusmeKimisi saçma, kimisi komik, kimisi rahatsız edici. Bu görüşmelerin ortak yönleri akılda kalıcı olmaları...

İş görüşmelerini kimse sevmez. Yeni bir iş fırsatıyla karşılaştığınız için heyecan duyarsınız ancak görüşmenin stresi basar. Hangi sorular sorulacak? Nelere, nasıl hazırlanmalı? Ne giymeli? Ne kadar erken çıkmalı? Kendinizin diğer adaylardan farklı ancak işe en uygun profesyonel olduğunuzu nasıl göstermeli?

Bazı görüşmeler beklediğinizin aksine sohbet akıcılığında, keyifli konuşmalara benzerken, diğerleri baskının hissedildiği tek taraflı sorgulama seanslarını andırır. Gitmeden neyle karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Hayat sürprizlerle doludur. Dışarıdan herkesin çalışmak istediği şirketlerin pek çalışmak isteyeceğiniz yer olmadığını, fazla adı duyulmamış şirketlerin de size iyi gelecek, verimli ve huzurlu çalışacağınız ortamlar sağlayacağını görebilirsiniz.

Geçtiğimiz hafta Linkedin üzerinden ‘Başınızdan geçen en kötü iş görüşmesi deneyimini nedir?’ diye sordum. Dünyanın farklı coğrafyaları, sektörleri ve mesleklerinden cevaplar aldım. Kimi bu da olur mu dedirtti, kimi güldürdü, kimi şaşırttı, kimi düşündürdü. İşte benim kısa yorumlarımla kabus iş görüşmelerine örnekler...

Hata yapmak her insanın başına gelebilir. Önemli olan hataya nasıl cevap verdiğimizdir. Hataya hatayla cevap vermedikten sonra çoğu hata öğretici niteliktedir. Bazen hatanın düzeltilme ve burada okuyacağınız gibi düzeltilmeme biçimi size şirketin içyüzünü gösterecektir.

Devamını Oku

Büyük Takımlar Nasıl Kurulur?

26 02 2014 12 05 1393409128Bir takım için büyüklük nedir? Neler takımı büyük yapar? Takım üyeleri mi, yapılan işler mi, takımın kaç kişiden oluştuğu mu? Hem nasıl ölçülür büyüklük?

Bu yazıda gelin takımların büyüklüğünü başarılarıyla, uyumlarıyla, çıkardıkları yarı imkansız işlerle, liderleriyle değerlendirelim. Bizim büyük dediğimiz belki sayıca küçük ölçekli ancak akla hayale sığmayan işleri başaran takımlar olsun. Yaşlarına, deneyimlerine, okudukları okullara bakmayalım. Etiketlere takılmadan bu kadın ve erkeklerin zekalarına, etkileşimlerine, birbirlerini tamamlayan kişiliklerin ve dengede çalışmalarına odaklanalım. Nasıl olmuş da bu dengeyi yakalamayı başarmışlar sırrını öğrenmeye çalışalım.

Devamını Oku