Hayır Deme Özgürlüğü Çalışanı Motive Eder

367484İşlerimizin gitgide çoğaldığı, mevcut işler bitmeden yenilerinin eklendiği, emaillerin onar onar arttığı, projelerin 24 saat 7 gün çalışsak bitmediği bir iş temposunda çalışıyoruz. Bazen son derece anlamsız, değer yaratmayacak, tamamıyla zaman kaybına yol açacak işlere yöneticimiz evet diyeceği için, hep böyle yapılageldiği için veya karşımızdaki kişiyi kıramayacağımız için evet diyoruz. Bir işe evet demek diğer işleri birkaç saat veya birkaç gün atabiliyor, önem sırasına göre düzenlediğimiz işleri alt üst ediyor. Kimi zaman sizin hafta sonunuza, mesaiye kalmanıza, evden çalışmanıza ve daha da kötüsü kritik önem taşıyan işleri zamanında tamamlayamamanıza sebep oluyor.

Burada anahtar “hayır” diyebilmek. Stratejik ve seçici bir şekilde hayır diyebilmek. Hem yönetici hem de çalışan için hayır diyebilmek en önemli özgürlüklerin başında geliyor. Kişinin, departmanın başarısı, ne zaman, nerede ve nasıl hayır diyebildiğimize göre değişiyor.

Norm evet olunca hayır tabu oluyor

Devamını Oku

Senin Olmayan Bir Şeyi Nasıl Satarsın?

teknotrend9haziranTasarımdan üretime, toptancılardan perakendecilere ve hatta tarladan mutfağa kadar envai çeşit tedarik zincirleri geliştirdik. Ne saymakla ne de satmakla bitmeyecek kadar ürünün üretilmesi, taşınması, satılması ve elbette kullanılması derken ‘el emeği göz nuru’ bir ekonomik modele birkaç yüzyıldır sırtımızı yasladık. Derken internet ve insanlığa sunduğu ‘nimetleri’ çıkageldi. 
Çok gerilere gitmeye gerek yok (zaten pek gerisi de yok), maksimum son on yılda ortaya koyduğumuz ‘gelir modeli üretme performansımız’ göz alıcı nitelikte. Havas Media’nın Strateji ve İnovasyon Başkan’ı Tom Goodwin daha 2015’te Techcrunch’ta yayınlanan blog yazısında şunları sayıyordu: 
“Dünyanın en büyük taksi şirketi olan Uber’in kendine ait bir aracı bile yok. Dünyanın en popüler sosyal medya ağı olan Facebook kendine ait içerik oluşturmuyor. Dünyanın en büyük perakendicisi Alibaba'nın envanteri yok. Dünyanın en büyük konaklama servisi Airbnb'nin kendine ait bir gayrimenkulü bile yok. İlginç şeyler oluyor!” 
İlginç şeyler insanlık tarihinde hep oldu, bundan böyle de olmaya devam edecektir elbette. Ama bunların ardında yatan sebepler üzerine düşünmeden de edilmiyor. Kendine ait herhangi bir mal, mülk, içerik ya da en genel anlamda ‘ürün’ü olmayan bu girişimlerin bir kısmı müthiş bir gelir yaratma başarısı gösterecekleri, günümüzün en büyük ekonomik modellerinden olan ‘Paylaşım Ekonomisi’ni keşfetmişlerdi. Ama genel tabloya baktığımızda ise asıl keşfin çok daha büyük olduğunu zaman içerisinde anlayabildik: ‘Arayüzler’.

Devamını Oku

İş Başvurularında Kendiniz Efsaneleşin!

is basvurusuMileniyaller ve sonrasında doğan nesilleri önceki nesillerin anlayamaması o kadar doğal ki… Bu genç nesiller düşüncelerinde ve davranışlarında öyle özgürler ki… Kim ne demiş, ne düşünmüş, ne yapılması, nasıl davranılması uygun olur, normlar nelerdir gibi hiçbir takıntıları yok. Bugün bu işi yapıyorlar; yarın hoşlarına giden, kendilerini heyecanlandıran bir iş mi çıktı önlerine, hemen kendilerini rüzgarın yönüne bırakırlar. 3 ay sonra başka yönden bir rüzgar mı esti, “Bir de bu yönü deneyeyim neden olmasın?” deyip, tereddütsüz yeni bir maceraya atılırlar.

Oysa, bugün kırklı yaşlarında olan bir kişi daha geleneksel bir iş hayatının insanıdır. Kafasında inanmasa da kabul ettiği kalıplaşmış kurallar vardır. 3 ay sonra işini değiştirmeye kalkarsa, içinden bir ses ona ‘dur yapma, yeni işin şimdiki işinden daha iyi olacağından emin misin, bu 3 aylık deneyim özgeçmişinde nasıl duracak, bir başka görüşmeye gittiğinde bu kadar sık iş değiştirmiş olmayı nasıl anlatacaksın’ der. Alışmıştır beraber çalıştığı büyüklerinden insan kaynaklarında nelerin kabul edilir, nelerin kabul edilemez olduğunu dinlemeye. Kafası karışır kendi kendiyle çelişir. Bu yüzden fırsatları kaçırdığı, sonra da pişmanlıktan kendini yiyip bitirdiği olur.

Devamını Oku

Dijital Göçebelerden misiniz?

C9TGnVrXgAAy6QDDijital göçebe de ne demek? Göçebenin dijitali analoğu mu olur diyenlerden misiniz? Yoksa dijital göçebelik kavramını birkaç senedir takip eden ve bu yaşam tarzına özenen yenilikçilerden mi?

Dijital göçebeler uzaktan çalışarak yaşamlarını istedikleri ülkede sürdürmeyi başaran hızla büyüyen bir topluluk. Nomad veya göçebe olarak anılmalarının sebebi çoğu zaman bir ülkede birkaç aydan fazla kalmamaları ve yeni bir şehre, ülkeye geçip orada yepyeni bir düzen kurmaları. İşyerleri internet bağlantısı olan her yer. Evleri küçücük bir pansiyon odasından deniz kenarında bir bungalova kadar kendi zevkleri ve ihtiyaçları doğrultusunda farklılık göstermekte. Ana amaç özgürlük. Bir eve, bir ofise, bir şehre, ülkeye veya kıtaya bağlı kalmadan gönüllerince istedikleri yerde istedikleri kadar yaşayıp yollarına devam etmek.

Çalışma yerleri bazen ortak çalışma alanları, bazen plaj kıyısında bir masa ve sandalye, bazen bir cafe, kesilmeyen bir internet olduktan sonra her yerden işlerini yapabilme özgürlüğüne sahipler. Akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, VOIP ve bulut hizmetleri uzaktan çalışmayı büyük ölçüde kolaylaştırmakta. Zorluklar yok mu, pek tabii ki var, merkez ofisle aradaki zaman farkı, farklı kurallar ve kanunlar, uluslararası sağlık sigortalarının kapsamı, aile, arkadaş ve partnerlerle uzaktan yürütülen ilişkiler, seyahat, keyif ve iş arasında denge kurma...

Devamını Oku

Olmuş Gibi Davran!

Hayatınızın dizginlerini elinize almak için en basit ve etkili strateji bir sözle başlar: ‘İstediğiniz şeye sahip olmuş gibi davranmak.’

İstediğiniz şey olmuş, hedefe ulaşmış, gitmek istediğiniz yere gitmiş gibi davranmak. ‘Gibi davranmak’ yani bir tür rol yapmak. Peki sonra… Hedeflediğiniz şeye ulaştıktan sonra nasıl davranacağınızı hayal edin. Kendinize güveninizi, kararlılığınızı ve yapabileceklerinizi kendinize kanıtladığınızda ne olacak? Sonraki adımları nasıl planlayacağınızı ve uygulayacağınızı düşünün. Ve de bu planları hemen bugünden henüz hedefe ulaşmadan yapmaya başlayın. Böyle bir bakış açısının kariyerinize nasıl derin bir etki bırakacağını anlatmam zor diyor Forbes yazarlarından Bruce Kasanoff 5 Mayıs’ta yayınlanan yazısında.

Bir düşünün. Eğer beklediğiniz terfiyi almış gibi davranırsanız, mevcut pozisyonunuzdaki performans hedeflerini kolaylıkla aşarsınız ve terfiyi hak eden ilk aday haline gelirsiniz. Eğer lisans programına kabul edilmiş gibi davranırsanız, gecelerinizi ve haftasonlarınızı öğrenmek istediğiniz konuya adamış ve öğrenmek istediğiniz alanda bilgi birikiminizi hızla arttırıyor olursunuz. Bu basit örnekler ‘gibi davranma’nın beyninize etkisini net olarak görmenizi sağlamaz. Öyleymiş gibi davranmak beyninize yeni durumun gerçek olduğu sinyalini gönderecek ve örneğin, fiziksel bir hareketse, daha dayanıklı ve güçlü hissetmenizi sağlayacaktır. Kasanoff spor salonunda koçuyla beraber çalışırken, koçu eklemlerinin ne kadar gergin olduğunu hatırlatır ve esneme hareketlerini düzenli yapmasını ister. Daha sonra, Kasanoff kendi başına egzersiz yaparken, koçunun sözlerini hatırlar ve eklemlerim çok gergin diye düşüneceğine, eklemlerinin gevşemiş ve esnek olduğunu hayal ederek gevşeme hareketlerine başlar. Esnek olduğunu düşündükçe, eklemler gerçekten gevşer, daha kolay esneme hareketlerini yapar. İnanmanın nasıl hissettiğimizi ve başarımızı doğrudan etkilediğini görürüz.

Devamını Oku