Büyük Takımlar Nasıl Kurulur?

26 02 2014 12 05 1393409128Bir takım için büyüklük nedir? Neler takımı büyük yapar? Takım üyeleri mi, yapılan işler mi, takımın kaç kişiden oluştuğu mu? Hem nasıl ölçülür büyüklük?

Bu yazıda gelin takımların büyüklüğünü başarılarıyla, uyumlarıyla, çıkardıkları yarı imkansız işlerle, liderleriyle değerlendirelim. Bizim büyük dediğimiz belki sayıca küçük ölçekli ancak akla hayale sığmayan işleri başaran takımlar olsun. Yaşlarına, deneyimlerine, okudukları okullara bakmayalım. Etiketlere takılmadan bu kadın ve erkeklerin zekalarına, etkileşimlerine, birbirlerini tamamlayan kişiliklerin ve dengede çalışmalarına odaklanalım. Nasıl olmuş da bu dengeyi yakalamayı başarmışlar sırrını öğrenmeye çalışalım.

Devamını Oku

Siz kimsiniz? Her şeyi bilen mi, her şeyi öğrenen mi?

Satya Nadella quotes3 yıl kadar önce Microsoft’un başına geçen Satya Nadella etkili bir lider. 2014’te CEO’luğu üstlendiğinde şirket birçok açıdan diğer teknoloji şirketlerinin gerisine düşmüştü. Windows 8 piyasada iyi karşılanmamış, akıllı telefon pazarında tökezlemiş, iPod benzeri Zune teknoloji tarihinin en kötü ürünü olarak anılmaktaydı. Silikon Vadisi’nin en başarılı şirketlerinden Microsoft’un rakipleri Apple ve Google’la yarışabilmesi için yeni bir stratejiye ihtiyacı vardı.

Business insider ile yaptığı bir röportajda Nadella yeni stratejisini uygulamak için şirket kültüründe radikal değişikliklere gitmiş ve en büyük ilhamı Stanford Üniversitesi’nden psikolog Carol Dweck’in çok satanlar listesinden inmeyen kitabı Mindset’ten almış. Üstelik kitabı okurken bir yönetici gözüyle değil, çocuk yetiştiren bir ebeveyn gözüyle okumuş ve Dweck’in çocukları tasvir etmek için kullandığı basit metaforlardan etkilenmiş. Yazar çocukları ikiye ayırmış: ‘her şeyi bilirim diyenler’ ve ‘her şeyi öğrenirim diyenler’. Dweck herşeyi bilirim diyen çocuğun kendine güveni ve içten gelen yapabilirlikleriyle okul hayatına başarılı başlasa da, herşeyi öğrenirim diyen çocuğun eninde sonunda daha başarılı olacağını söylemekte. Nadella Dweck’in tezini alıyor ve yetişkinlerin dünyasına iş dünyasına taşıyor.
Bu tanım ve sınıflandırma çocuklar için geçerliyse, neden yetişkinlere örnek olmasın, neden Microsoft gibi şirketlerde misyon haline gelmesin? Nadella mottosunu bir cümlede özetliyor: ‘Her şeyi bilen olmayın; her şeyi öğrenen olun.’

Devamını Oku

Söyleneni Aynen Yazmak, Not Almak Değildir

richard branson in hamburgNot almak size dikte edileni yazmak değildir. Aksine, dikkatli dinlemeyi, analiz etmeyi ve can alıcı noktayı kaleme almayı gerektirir.

‘Yazılmamış bir fikir kaybolmuş bir fikirdir’ der milyarder Richard Branson. İlham geldiğinde, onu yakalamalısın. Yakalamanın en basit ve etkili yolu da o anda fikri not etmekten geçer.

Not almak, gerek resim gerek yazıyla kayıt altına almak insanlık tarihi kadar eskidir. İlk kez 15.yy’da kağıdın yaygınlaşmasıyla akademisyenler, yazarlar ve uzmanlar arasında etkili not almak gündeme gelmiş. 20. yy’da ise, nasıl not alınması gerektiği konusunda standartlar getirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde; iş dünyasında ve okul hayatında, eski bir yöntem olmakla beraber doğru yapıldığında insanın hayatını kolaylaştıran, hafızasına verdiği yükü azaltan ve başarısını arttıran sağlam bir alışkanlıktır.

Branson Virgin bünyesindeki şirketlerinde not almayı her alanda, departman ve birey bazında desteklemektedir. Not almayı söyleneni yazmak gibi kısıtlı bir tanımla ele almaz. Not almak onun için gözlem yapmak ve o gözlemi not etmek, bir durumu analiz edip o analizi daha sonra iş arkadaşlarıyla paylaşmak üzere kayıt altına almak, tamamıyla alakasız bir zamanda aklınıza gelen farklı bir fikri, çözümü veya düşünceyi daha sonra hayata geçirmek üzere hızla çiziktirmek demektir.

Devamını Oku

Hayır Deme Özgürlüğü Çalışanı Motive Eder

367484İşlerimizin gitgide çoğaldığı, mevcut işler bitmeden yenilerinin eklendiği, emaillerin onar onar arttığı, projelerin 24 saat 7 gün çalışsak bitmediği bir iş temposunda çalışıyoruz. Bazen son derece anlamsız, değer yaratmayacak, tamamıyla zaman kaybına yol açacak işlere yöneticimiz evet diyeceği için, hep böyle yapılageldiği için veya karşımızdaki kişiyi kıramayacağımız için evet diyoruz. Bir işe evet demek diğer işleri birkaç saat veya birkaç gün atabiliyor, önem sırasına göre düzenlediğimiz işleri alt üst ediyor. Kimi zaman sizin hafta sonunuza, mesaiye kalmanıza, evden çalışmanıza ve daha da kötüsü kritik önem taşıyan işleri zamanında tamamlayamamanıza sebep oluyor.

Burada anahtar “hayır” diyebilmek. Stratejik ve seçici bir şekilde hayır diyebilmek. Hem yönetici hem de çalışan için hayır diyebilmek en önemli özgürlüklerin başında geliyor. Kişinin, departmanın başarısı, ne zaman, nerede ve nasıl hayır diyebildiğimize göre değişiyor.

Norm evet olunca hayır tabu oluyor

Devamını Oku

Senin Olmayan Bir Şeyi Nasıl Satarsın?

teknotrend9haziranTasarımdan üretime, toptancılardan perakendecilere ve hatta tarladan mutfağa kadar envai çeşit tedarik zincirleri geliştirdik. Ne saymakla ne de satmakla bitmeyecek kadar ürünün üretilmesi, taşınması, satılması ve elbette kullanılması derken ‘el emeği göz nuru’ bir ekonomik modele birkaç yüzyıldır sırtımızı yasladık. Derken internet ve insanlığa sunduğu ‘nimetleri’ çıkageldi. 
Çok gerilere gitmeye gerek yok (zaten pek gerisi de yok), maksimum son on yılda ortaya koyduğumuz ‘gelir modeli üretme performansımız’ göz alıcı nitelikte. Havas Media’nın Strateji ve İnovasyon Başkan’ı Tom Goodwin daha 2015’te Techcrunch’ta yayınlanan blog yazısında şunları sayıyordu: 
“Dünyanın en büyük taksi şirketi olan Uber’in kendine ait bir aracı bile yok. Dünyanın en popüler sosyal medya ağı olan Facebook kendine ait içerik oluşturmuyor. Dünyanın en büyük perakendicisi Alibaba'nın envanteri yok. Dünyanın en büyük konaklama servisi Airbnb'nin kendine ait bir gayrimenkulü bile yok. İlginç şeyler oluyor!” 
İlginç şeyler insanlık tarihinde hep oldu, bundan böyle de olmaya devam edecektir elbette. Ama bunların ardında yatan sebepler üzerine düşünmeden de edilmiyor. Kendine ait herhangi bir mal, mülk, içerik ya da en genel anlamda ‘ürün’ü olmayan bu girişimlerin bir kısmı müthiş bir gelir yaratma başarısı gösterecekleri, günümüzün en büyük ekonomik modellerinden olan ‘Paylaşım Ekonomisi’ni keşfetmişlerdi. Ama genel tabloya baktığımızda ise asıl keşfin çok daha büyük olduğunu zaman içerisinde anlayabildik: ‘Arayüzler’.

Devamını Oku