Bakma ve Bakılma Ekonomisi

care eco dunya

Bakım ekonomisinin başrolünü kadınlar oynuyor.

Care ekonomisi nedir?

Care ekonomisi fiziksel, psikolojik ve duygusal yardıma ihtiyaç duyan veya gelişmekte olan kişilerin bakımından doğan ücretli ve ücretsiz işlerin tamamını içine alır. İşin içine evlerimizde küçük çocuklarımıza bakmamız, aile büyüklerimize bakmamız gibi tam olarak ekonomiye girmeyecek işler girdiğinden sınırları pek de net çizilemeyen bir ekonomidir. Türkçeleştirdiğimizde “bakım ekonomisi” dediğimiz care ekonomisi sağlık, eğitim, yaşlı ve çocuk bakımı gibi geniş bir sektör yelpazesini kapsar. Bakım ekonomisinin aktörleri; hem ücretli hem ücretsiz bakım hizmeti veren birey ve kurumlardan oluşur. Bu sektörler içinde de bakım işlerinin çoğu ücretsiz yapılan işler olarak görüldüğünden ve de dünya genelinde bakım işlerinin büyük bir kısmının kayıtsız yapılmasından bu ekonominin büyüklüğünü kestirmek oldukça zordur.

Bakım evde yapıldığında gündelik yaşamımızı sürdürmemizi sağlayan işlerin bir parçası olarak görülür. Ev işleri, market alışverişi, yemek yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır yıkamak, ütü, çocukların okuldan alınması, beraber ders çalışılması, yaşlı annenize bakmak gibi ailenin tüketimini ve ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan işler ekonomi içerisinde görülmemekte, ülkelerin GSYH’sine yansıtılmamakta. Oysa, bakım işi toplumların geleceği ve insanoğlunun refahı için son derece önemlidir. Bakım işleri sayesinde işgücü sürdürülebilir, aileler üretken olabilir, insanlar ekonomiye katkı sağlayabilir, toplumlar bu sayede gelişebilir, evrimleşebilir.

Devamını Oku

Erkekler Ağlamaz

LewisHowesLewis Howes’un son kitabı “Erkekliğin Maskesi”, yenilmez erkeklerin tabularla örülmüş maskelerini deşifre etmekte.

Lewis Howes. Başarılı Amerikalı futbolcu, genç girişimci, çok okunan yazar.

Hayatı boyunca sporcu kimliğiyle öne çıkmış, lise yıllarında iki spor dalında başarı kazanmış, daha sonra profesyonel olarak futbol oynamış, herkesin takdir ve gıpta ettiği göz önünde bir kişi.

Erkekliğin Maskesi kitabının websitesinde okurlarına yazdığı mektupta şöyle diyor: “Bir atlet olarak yetiştiğim tüm çocukluğum; soyunma odasından, koçlarımın bana tekrar tekrar söyledikleri, toplumun kabulleri ve medyanın “erkek olmanın” ne olduğu ya da ne olması gerektiği normlar üzerine kuruldu.” Hiç tanımadığı bir adam tarafından henüz beş yaşındayken cinsel tacize uğramış olan Howes, bu gerçekle son zamanlara kadar yüzleşmemiş, tüm öfkesini, nefretini, savunma mekanizmasını içinde büyütmüş. Kaybetmemek ve sapasağlam ayakta kalmak için hep savaşçı bir ruha sahip olmuş. Olabileceği en iyi atlet olmak için çok çalışmış.

Devamını Oku

İçe mi, Dışa mı Dönüksünüz? Oysa, bir ihtimal daha var!

ice donukİçe dönük ve dışa dönük insanlar yok değil, peki ille de birinden biri mi olmalısınız? Hayır bilakis dengede olmak en iyisi

1920’lerde içe dönük ve dışa dönük terimlerini ünlü psikolog Carl Jung ortaya atmıştır. O günlerden itibaren de, birçok kişilik testi saptamalarını içe dönük ve dışa dönük kişilik özellikleri üzerine kurmuştur. En yaygın kişilik testlerinden Myers-Briggs’in beş temel karakter özelliğinin başında içe ve dışa dönük olmak gelmektedir. Jung’un bu iki temel karakter özelliğiyle ilgili yaptığı en önemli saptama, içe dönük kişilerin enerjilerini yalnızken aldıkları, dışa dönüklerin ise, çevrelerinden ve ilişkide oldukları kişilerden aldıklarıydı. Jung zamanında bir üçüncü grubun da var olduğunu ve bu grubu motive edenin kendi içinden mi, yoksa çevresindeki insanlardan mı geldiğini saptamanın pek de kolay olmadığını söylemiştir. Psychological Types’ta yayınlanan makalesinde, Jung bu üçüncü grubun sayıca diğer iki gruba göre daha fazla olduğunu ve sivrilmemiş normal insanların sıklıkla bu kategoriye girdiğini yazmıştır.

Devamını Oku

İlk Resmî Marka Hikâyeniz: İş Planınız

resmi hikaye2İş planınız sizde ne duygular uyandırmalı? Güven, motivasyon, ilham….

Hikayeler artık çocukların dünyasından çıktı, büyüklerin hatta iş insanlarının dünyasının merkezine oturdu. Markaların finansal tabloları kadar anlattıkları hikayelere, temsil ettikleri felsefelere ve yaptıklarını neden ve nasıl yaptıklarına dikkat ediyoruz. Şirketlerin hikayeleri bizi yatırımcı veya müşteri olmaya itiyor.

Fikirleri, idealleri, iş yapış biçimleri bizim gibi olan kişilerin kurduğu markalara yakınlık duyarız. Büyüme çağından itibaren gördüklerimiz bizi düşünmeye sevk eder, birey olarak şekillendirir. Bazılarımız gördüklerinden çok etkilenir ve yetişkin olduklarında yoksulluklara, haksızlıklara, ihtiyaçlara çözüm ararız. Blake bu yetişkinlerden biri. Henüz çocukken Arjantin’in köylerini ziyaret etmiş ve yerli çocukların ayakkabısız olmaktan dolayı çektikleri sıkıntılar hafızasına kazınmış. Blake Mycoskie Toms Shoes’u yardım etmek amacıyla kurmuş. Espadril tipi ayakkabılarıyla ünlü Toms markasının en önemli özelliği sattığı her bir çift ayakkabı için ayakkabısı olmayan bir çocuğa ayakkabı temin etmesi. Motosu bire bir. Alışılagelmeyen bir sosyal işletme haline gelen Toms’un başarısı sonuçlarıyla ortada: bugüne kadar, Toms ayakkabısı olmayan 50 milyon çocuğa ayakkabı sağlamış, 6’dan fazla ülkede 250.000 hafta kullanılacak temiz su temin etmiş. 2015 yılında lanse ettiği çanta koleksiyonuyla beraber, sattığı her bir çanta ile doğum yapan ihtiyaç sahibi bir anne ve bebeğe yardım ulaştırmakta.

Devamını Oku

Güven İnşa Etmek Yıllar Alır, Güven Yıkmak Dakikalar

lider guven"İtibarı oturtmak için 20 yıl, yıkmak için 5 dakika yeterlidir.” - Warren Buffett

"Etkili bir şekilde çalışan liderler hiçbir zaman “ben” demezler. Bunun sebebi, “ben” dememek üzere kendilerini eğitmeleri değildir. “Ben” diye düşünmezler, “biz” diye düşünürler. İşleri takımlarının yapabilirliklerini arttırmaktır. Sorumluluğu her yönüyle alırlar ancak yapılan işin kredisini “biz”e verirler. Bu yaklaşım güven oluşturur ve işin etkili bir şekilde tamamlanmasını sağlar." - Peter Drucker

"Gerçeğin ufak detaylarına dikkat etmeyenlere önemli konularda güvenilmemelidir.” - Albert Einstein

Güven, yönetim guruları, yazarlar, bilim adamları tarafından sıklıkla farklı farklı tanımlanmıştır. Güven insanın karşısındakine duyabileceği en samimi duygulardan biridir. Beraber yola çıktığımız kişiye duyduğumuz güven sayesinde, çoğunluğun imkansız gördüğü bir işe inançla gireriz. Yaptığınız işin sağlayacağı yarara inanırsınız, liderinizin ve ekibin başarısına inanırsınız, içten içe bilirsiniz hayal ettiğiniz yere geleceğinizi. Güven liderin mucizesidir - başarının da başarısızlığın da sırrı güvende gizlidir. Güvendiğinde dağları yıkma gücüne sahip bir ekip, güvenmediğinde bir ufacık adım bile atmaz.

Devamını Oku