İşe Alımda Engellilere Şans Verin

engelEngellere değil, yapabilirliklere odaklanın.

Görmeyen, duymayan veya tekerlekli sandalyeye mahkum olan kişilerin bir kısmı engellerini yönetmeyi başararak gündelik yaşamlarını başarılı bir şekilde sürdürmeyi başarırlar. Sapasağlam insanların dahi zorlandığı şehir hayatının zorluklarını aşabilmek için farklı yöntemler bulur, ailelerinden yardım alır, yaşamlarını idame etmeye çalışırlar. Aynı gayreti iş yaşamlarında da göstermeye hazırdırlar, hatta hiçbir engeli olmayan diğer adaylara oranla daha da çok çalışmayı, daha da fazla çaba, mesai saati harcamayı ve fedakarlık yapmayı göze alırlar. Üstelik çoğu engelli kişinin engellerinin kendilerine mani olmasını önlemek için geliştirdikleri, çok iyi oldukları yönleri vardır. En iyi oldukları yönlerine konsantre olup, o yönü geliştirmek için azimle uğraş verirler.

Engelli çalışan zorunluluğunu kazanıma çevirin.

iskanunu.com’un verilerine göre, 4857 sayılı iş kanununun 30. maddesine uyarınca, özel sektörde faaliyet gösteren iş yerleri de, engelli çalışan çalıştırma mecburiyetindedir. İşverenler aynı il sınırları içinde 50 ve üzeri işçi çalıştırıyorsa, mevcut çalışan sayısının %3’ü kadar engelli çalışan çalıştırma zorunluluğundadır. Kamu kuruluşlarında bu oran %4 oranındadır. Yani, 110 kişinin çalıştığı bir özel şirkette, (110*%3=3,3) 3 engelli çalışan çalıştırma zorunluluğu vardır.

Devamını Oku

Overqualified Elemanları Kaçırmayın

overqualifedOverqualified ya da fazla nitelikli adaylara bir şans verme zamanı geldi. Neden mi? Pek çok sebepten...

Overqualified olmak işverenin iş arayana ettiği bir iltifattır. Güzel bir kadına zarafetiyle ilgili sözler söylemek gibidir. Gerçek olmakla beraber, adaya overqualified olduğunu söyleyerek ‘çok iyisin ancak bizim için fazla iyisin’ mesajını verirsiniz. Yani, ‘iş sizin olmayacak üzgünüm’ dersiniz.

Gelen başvuruları filtrelediniz. Uygun özgeçmişlerin arasından işe, departmana ve şirket içi dinamikleri dikkate alarak size en uygun kişilerle görüşmek istiyorsunuz. Önünüzdeki 10 CV’yi bir kez daha eleyeceksiniz ki en pırıl pırıl iki elemanı ‘overqualified’ diye kenara ayırdınız. Ne kadar iyi olurlarsa olsunlar sizin için fazlalar… Eğitim, deneyim, nitelikler… Her yönden bu pozisyon için bir iki gömlek büyükler. Ancak bu işe başvurmuşlar ve o veya bu nedenden iş arıyorlar. Gerçekten sadece İYİ oldukları için onları oyun dışı mı bırakacaksınız?

Durun, bir daha düşünün, yaptıkları iyi işlerden dolayı bu adayları eleyecek misiniz? Iyi olmak cezalandırılmalı mı, ödüllendirilmeli mi?

En uygun mu, en iyi mi?

Devamını Oku

Basiti Gerçekleştirmek Zordur

Basit öneriler uygulaması en zor olanlardır. Karmaşık hayatımızı basite indirgememizi, hedefimize odaklanmamızı ve başarmamızı öğütlerler.

Seth Godin’in 30 Mart’ta yazdığı blog yazısı hayata bakışın ne kadar yalın ancak bir o kadar da zor olabileceğini gösteriyor ve insanı düşündürüyor. Bir an olsun günlük koşuşturmaları, bitmek bilmeyen yapılacaklar listelerini durdurup duruyorsunuz. Godin’in önerdiği bu üç adımı düşünüyorsunuz. 2-1-3 veya 3-1-2… İstediğiniz sıradan başlayın, bazı adımların birbiriyle örtüştüğünü göreceksiniz, zaman kaybetmeden birini hayata geçirin.

 

1. Daha akıllı olun. Hemen aksiyona geçin.



Yeni birşey öğrenin. Zor olsun. Ne kadar zor olursa sizi o kadar değerli kılacaktır. Bugün öğrenmeye başlayın. Yarın öğrenmeye devam edin.

Travis Bradberry, Forbes’ta yayınlanan yazısında 7 öğrenmesi zor ancak iş hayatınızda size sürekli kazandıracak yetileri listelemiş: Ne zaman susman gerektiğini bilmek, duygusal zekayı kullanmak, etkili zaman yönetimi, dinlemeyi bilmek, hayır demeyi bilmek, olumlu olmak ve her akşam kaliteli bir uyku uyumak. Bradberry’nin bahsettiği yetiler tek tek bakıldığında çok zor olmayan ancak alışkanlık haline getirmekte herkesin zaman zaman zorlandığı yetiler arasında. Örneğin, çoğu zaman ne zaman susmamızın gerektiğini biliyoruz ancak kendimizi kontrol etmekte zorlanıyoruz. Her zaman dinlemenin konuşmaktan daha önemli olduğunu bilmemize rağmen uygulamada tam olarak kendimizi veremiyoruz konuşulanlara ya da kendi argümanımızı desteklemeye o kadar odaklanıyoruz ki dikkatli dinlemediğimiz için kendi konumumuzu güçlendirecek tüyoları kaçırıyoruz. Bazen içimizden işleri oluruna bırakmak geliyor ancak o anında hayır diyememe zaafı bize çok pahalıya patlayabiliyor.

Devamını Oku

Alibaba'nın Jack Ma Sihri

Jack MaAlibaba’nın sihri Ma’nın sıradışı kişiliği ve liderliğinden gelmekte. Geçtiğimiz  15 yılda Çin’i değiştiren Ma vizyonu, önümüzdeki 15 yılda dünyayı değiştirmeyi hedefliyor.

Çin’in en zengin adamı, Alibaba’nın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Jack Ma. Ma’nın öyküsü hiç yoktan kendi gayreti ve disipliniyle milyarlarca dolarlık bir servet sahibi olmanın öyküsü. Ma’nin serveti bugün 25 milyar dolar olarak tahmin ediliyor, servetini Alibaba hisselerinin %7.8’i ve Alipay ödeme hizmetinin %50 hisseleri oluşturmakta.

Kimdir bu 1 milyar Çinlinin arasından sıyrılıp dünyanın en büyük internet firmasını kuran Jack Ma?

Gerçek ismi Ma Yun olan Jack Ma 15 Ekim 1964’te Çin’in güneydoğu eyaleti Hangzhou’da, üç çocuklu bir ailenin ortanca oğlu olarak dünyaya gelmiş. Çocukluğunu geçirdiği komünist Çin, ülkenin dünyadan ve özellikle de batı dünyasından keskin bir şekilde ayrıldığı bir dönemmiş. Büyüme çağında ailesinin pek parası yokmuş. Çelimsiz sıska bir çocuk olmasına rağmen, Ma sınıf arkadaşlarıyla kavga etmekten çekinmez, karşısındaki ne kadar iri olursa olsun ona kafa tutmayı bilirmiş. Değişik hobileri varmış: örneğin, çekirgeleri toplar, onları kendi aralarında savaştırır, sırf seslerinden boylarını ve tiplerini tahmin edebilirmiş.

Devamını Oku

İşinizde Kalmak Kovulmaktan Beter Olabilir mi?


hrİnsan kaynakları alanında yorum yazılarıyla tanınan Human Workplace’in kurucu CEO’su Liz Ryan kariyerinizde kovulmanın dünyanın sonu olmadığını, insanın başına kovulmaktan da kötü şeyler gelebileceğini yazıyor. Kovulmaktan daha kötü ne olabilir diyebilirsiniz. Üstelik farkında bile olmadan o kovulmaktan kötü şeyin içinde yaşıyor bile olabilirsiniz.

Kariyerinizde başınıza kovulmaktan da beter şeyler gelebilir. Forbes’da yayımlanan makalesinde, Ryan’ın kovulmaktan bin beter diye adlandırdığı liste şöyle:

1. Nefret ettiğiniz bir işte sırf değişiklikten korktuğunuz için kalmak.
2. Beraber çalıştığınız insanları defalarca yarı yolda bırakarak onların size olan güvenini boşa çıkarmak ve kendinizle ilgili kötü bir imaj yaratmak.
3. Yanlış bir işe girip, o işten nefret etmek, hemen başka bir işe atlayıp, bu yeni işin bir önceki işten de beter çıkması ve deliler gibi yeni bir iş aramak ve sırf mevcut kötü durumdan çaresizce kurtulmak için daha da kötü işlere talip olmak. Kırması neredeyse imkansız tam bir kısır döngü.
4. Kendinize olan güveninizi kaybettiğinizden ve kendi değerlerinizin farkında olmadığınızdan, kendi yetenek, bilgi birikimi ve yeteneğinizin çok altında ve de piyasa değerinin altında maaşlar veren işlere yönelmek.
5. Kariyerinizin üzerine kış uykusuna yatmak ve kariyer hedeflerinizi, tercihlerinizi ve önceliklerinizi unutmak veya yok saymak.
6. İş bulmak için hiçbir uğraş vermeden kendi kendinizi “işe alınamaz” ilan etmek.
7. Mevcut işinizde iş güvencesi var diye sevmeye sevmeye işe devam etmek. Oysa, günümüzde hiçbir işin güvenli olmadığı gerçeğini dikkate almamak.
8. İşyerinde patronunuz veya müdürünüzün sizi ezmesine katlanmak hatta bu tür davranışları normal kabul etmek.
9. Başka insanları memnun etmek için kendinizi dar kutulara sıkıştırmak ve kendi kendinize sizin nerede olmak istediğinizi bulmak için zaman ayırmamak.
10. Nerede çalışmak ve ne tür bir iş yapmak istediğinizle ilgili söz sahibi olmadığınıza inanmak ve kariyerinizle ilgili tüm kontrolü sizi işe alan işvereninize bırakmak.

Devamını Oku