Müşterilerinizin Şirket Kültürünün Esiri Olmayın

Depositphotos 40089277 originalKüçük bir firma olarak müşterinizin kültürüne ne kadar adapte olmalısınız? Esnemeye dur demeniz gereken nokta neresi?

Dünya devleri şirketlere dışardan hizmet veren bir firmanın çalışanı ya da patronusunuz. Müşterinizin kültürüne ne kadar esniyoruz? Bazen kendi şirket kimliğinizi törpülüyor, müşterilerin doğruları, şirket kültürü, iş yapışları doğrultusunda hareket ediyorsunuz. Bu durum bazen kendi şirket kültürünüzü size unutturabiliyor. Asıl soru burada sorulmalı: Esnek olmak güzel ama nereye kadar esnek olmalı? Nerede dur demeli ve kendi şirket kültürünüze bürünmeli?

Sektörüne hakim olan müşterinizin iş yapış biçiminin birden sizin iş yapış biçiminiz haline geldiğine mi şahit oluyorsunuz? Oysa, birçok işi yapma şekliniz onlar müşteriniz olmadan önce başkaydı ya da halen başka müşteriler için iş yaptığınızda farklı yöntemler izliyorsunuz. Kültürünüzü yok sayma yanlışına düşmeyin.

Devamını Oku

Sadelik IN, Tükenmişlik OUT


Depositphotos 95149216 originalGünümüzün en yaygın psikolojik hastalıklarından biri de tükenmişlik sendromu. Çok yoğun çalışmak, şirket içi ve şirket dışı rekabetin önünde olmak, en iyi müşteri hizmetini vermek, en iyi marka olmak, vs.. Tüm bu “en”ler bizi kocaman bir stres volkanı haline getirir, kimimiz zaman zaman patlarız, kimimiz ise son noktaya kadar her şeyi kontrol altında tuttuğumuza inanır, hiç beklenmedik bir anda ruhsal ve fiziksel olarak çökeriz, dış dünyaya kendimizi kapar, parmağımızı oynatacak gücü kendimizde bulamaz hale geliriz.

Deliler gibi çalışıyor ancak bu tür sağlık sorunlarının asla başınıza gelmeyeceğini düşünüyorsanız tekrar düşünün. Eğer kendinize dikkat etmez, çılgın çalışma saatlerine devam eder, fiziksel ve ruhsal sağlığınızı hiçe sayarsanız, eninde sonunda sizin de başınıza benzer bir durum gelebilir. Nina Zippin’in entrepreneur.com için yazdığı yazısında Kronos Inc ve Future Workplace’nin Amerika genelinde 614 insan kaynakları yöneticisiyle gerçekleştirdiği ankete göre katılımcıların %95’i, tükenmişlik sendromunun, çalışan verimliliği, şirkete duydukları bağlılık ve motivasyon alanlarında yıkıcı etkilere sahip olduğuna işaret ediyor. Yöneticilerin %46’sı çalışanların yarısının şirketten ayrılma sebebini tükenmişlik sendromu yaşamalarına bağlamış. Peki, şirketler çalışanlarının sağlığını riske eden bu duruma karşı neler yapabilirler?

Devamını Oku

Risk Korkusu Girişiminizi Büyütmeye "Dur" Demesin

Depositphotos 82824368 originalİşletmenizi büyütmekten sizi alıkoyan risk alma korkunuzsa, riskleri tanımak ve kendinizi riske alıştırmak için çok çalışın. Bilin ki, risk olmadan, girişim olmaz.

Hiç çok ciddi bir ağrı hissedip kaslarınızı gevşetmek ve kendinizi iyi hissetmek için fizik tedavi veya masaja gittiniz mi? Inc yazarı Ami Kassar son günlerde tercih edilen tetik noktası masajı (trigger point massage) sayesinde vücudunun ağrıya sebep olan yerinin ağrı hissettiği yere hiç de yakın olmadığını görmüş. Deneyimli tetik noktası masözü ağrının kaynağını bulup, oraya masaj uygulayarak ağrısına son vermiş.

Tetik noktaları sadece vücudumuzda değil, iş dünyasında da mevcuttur. Bir işletmeyi kurmak veya yönetmek sürekli kompleks problemlerle ilgili karar vermenizi gerektirir. Girişimciler veya yöneticiler olarak zaman zaman savunmada, zaman zaman saldırıda, farklı pozisyonlara geçmek durumundasınız. Muhtelif problemlere çözümler getirebilmek için günleriniz ve geceleriniz iniş çıkışlarla dolu geçebilir. Bugün net olan yarın tamamen karman çorman belirsiz bir yöne gidebilir.

Vücudumuza geri dönelim. Omzunuzun ağrıdığını düşünün. Tetik noktası masajına gittiniz ve terapistiniz omzunuza odaklanmak yerine sırtınızın alt bölgesine konsantre oldu. İşletmenizde de, buna benzer durumlar meydana gelmektedir: Müşteri hizmetleriyle ilgili problem yaşarsınız. O departmanda çalışan insanları kovup yenilerini işe almayı düşünebilirsiniz ancak çalışanlarınız iyiyse ve sattığınız ürünlerde sıkıntı varsa, o zaman gözden geçirmeniz gereken departman üretim, kalite kontrol veya tasarım olmalıdır. Sorunun kaynağına inmek hem etkili çözüm üretmenize yardımcı olacak hem de müşteri kaybı ve ürünlerin iyileştirmesinden doğacak artı maliyet ve zaman kaybını minimuma indirecektir. Her zaman problemin kaynağına odaklanın ve su yüzüne çıkan problemi neyin tetiklediğini araştırın.

İşletmenizi büyütürken tetik noktaları nelerdir?

Yeni bir girişimi başlattığınızda veya şirketinizi büyütme aşamasındayken, sizi durduran veya düşündüren, yatırım korkusudur. Borçlanmaktan, statükoyu mahvetmekten, işi batırmaktan korkarsınız. İşletmenizi büyütme kararı aldığınızda, elinizde yatırımın geri dönüşüyle ilgili güçlü bir tezinizin olması gerekir. Bu tezin doğrultusunda borçlanabilir ve kârınız sermaye maliyetinden yüksek olduğu sürece kısa zamanda yatırımınızın meyvelerini toplayabilirsiniz. Büyüme kararı cesur bir karardır. Bu kararı verirken, korku ve riskle ilgili şüpheler duymanız olağandır. Hesabınızı doğru yaptıysanız ve tetik noktalarını (burada riskten çekinme ve borçlanma korkusu) doğru belirlediyseniz, geriye korkuyu yenip kendinizi hazır hissettiğiniz zaman harekete geçmek kalır.

Devamını Oku

Satışçılar Adil Prim İstiyor

Türker BaşBu hafta Değişim Yelpazesi’nin konuğu akademisyen ve yönetim danışmanı Prof. Dr. Türker Baş. Kendisiyle yeni yayınlanan Prim Sistemi Satış Performansı çalışmasını ve çalışmanın sürpriz sonuçlarını enine boyuna konuştuk.

Prim sistemi satış ekibinin motivasyon kaynağı olarak bilinir. Satışçıların işlerine yaklaşımı konusunda, ne kadar çok prim, o kadar çok satış diye genellemeler yapılır. Sizin çalışmanız bu çıkarımın tam da doğru olmadığını gösteriyor. Çalışmanızı bize kısaca anlatabilir misiniz?

Çalışmamız kapsamında Türkiye’de turizm, yazılım ve hızlı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren 103 şirketin prim sistemlerini inceledik. Bu şirketlerdeki prim oranları ile satışçıların memnuniyet düzeyi ve satış performansı arasındaki ilişkiyi sorguladık. Elde ettiğimiz sonuçlar, söz konusu değişkenler arasındaki ilişkinin oldukça zayıf olduğunu gösterdi. Genel kanının aksine prim oranlarında yapılan artışlar, satışçıları memnun etmediği gibi, satış performansına yansımıyordu.

Devamını Oku

2017 Trendi Mindfulness

mindfulnessInc.com, yeni senenin ilk üç mindfulness trendini açıklıyor…

İşte 2017’nin mindfulness alanında ilk üç trendi:
1- Sağlıklı zihin sağlıklı bedende bulunur.
2- Her yerde ve alanda mindfulness.
3- Güçlenme potansiyeli olan karşı akımlar.

Bakalım 2017 hangi trendin yükselmesine izin verecek?

Mindfulness nedir?

Farkındalık, kişinin kendine ve çevresine gösterdiği özen, duyarlılık ve farklı bir algı seviyesini çağrıştıran mindfulness, yükselen bir trend. Sadece özel yaşamımızda değil, iş yaşamımızda da ofis yoga dersleri, şirket sponsorluğunda meditasyon gezileri ve takım ruhunu motive eden hafta sonu gezileri gibi farklı etkinliklerle mindfulness karşımıza çıkıyor.

Aslında mindfulness bireysel seviyede iş ortamının dışında ortaya çıkmış bir kavram. Anın farkında olmak, anı yaşamak ve o anın getirdiklerini, o an hissettiklerinizi, düşündüklerinizi anlamlandırmak ve doyasıya deneyimlemek üzerine kurulu. Kişinin potansiyelini maksimumda kullanması ve kişisel hedeflerine ulaşması için farkında olmanın önemi büyük.

Devamını Oku