Davos'tan Geleceğin Meslekleri

Ayah Bdeir2016 yılında Davos Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı rapora göre, bundan 5 yıl sonra, bugün önemli sayılan yeteneklerin %35’i yerini yeni yeteneklere bırakmış olacak. 2020 yılı itibarıyla 4. Sanayi Devrimi; gelişmiş robotları ve kendi kendine hareket eden araçları, yapay zekayı, gelişmiş materyelleri, makine öğrenimini, biyoteknoloji ve genom bilimini hayatımızın göbeğine oturtmuş olacak. Bu gelişmeler yaşama ve çalışma şeklimizi derinden etkileyecek. Bazı işler kaybolurken, diğerleri büyüyecek, yaygınlaşacak, bugün varolmayan bir kısım iş ise, herkesin kabul ettiği ve ihtiyaç duyduğu işler haline gelecek.

2016 yılında Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayınlanan İşlerin Geleceği raporu istihdam, yetenekler ve işgücü stratejisine gelecek bilimcisi gözlüklerini takarak bakıyor. Rapor, önde gelen küresel işverenler için çalışan üst düzey insan kaynakları ve strateji yöneticilerine farklı coğrafya ve endüstrilerdeki istihdam, yetenek ve işe alım kriterlerindeki dönüşümlerinin ne anlamlara geldiği üzerine sorular soruyor.

En çok hangi yetiler aranacak?

Yaratıcılık en çok aranan üç yetiden biri olacak. Yeni ürünler, yeni teknolojiler ve yeni düşünce şekilleri üzerimize çiğ gibi yağarken, bu yeniliklerden mümkün olduğunca yararlanabilmek için çalışanların gün geçtikçe daha da yaratıcı olmaları gerekecek. Robotlar ulaşmak istediğimiz yere daha da hızlı gitmemize yardımcı olacaklar, ancak kısa sürede insanda mevcut olan yaratıcılık seviyesine erişemeyecekler.
Pazarlık yapma ve esneklik gösterme yetileri 2015 senesinin aranan yetenekleri içerisinde en yüksek sıralarda yer alırken, 2020’ye geldiğimizde sıralamada gerilere düşecekler. Bunun en muhtemel sebebi makinelerin artık büyük dataları kullanarak karar alma düzeyine erişmiş olmaları. Bugün ilk 10 listesinde bulunmayan duygusal zeka ise bundan on yıl sonra en önemli yetiler arasında yerini alacak.

Devamını Oku

Yaratıcılığınızı ve Hayat Amacınızı Bulmak İçin Geç Değil

zeynep-oyku“Tıp, kanun, ticaret, mühendislik – bunlar değerli uğraşlardır ve yaşamak için gereklidir, ancak şiir, ahenk, gizem, aşk – bunlar yaşama amacımızdır.”
Bu sözler Ölü Ozanlar Derneği'nin efsanevi öğretmeni John Keating'e aittir. Keating, öğrencilerine sanatla ilgilenmenin, çok yönlü olmanın önemini anlatır. Kişi sanatla içiçe olduğunda kendisi ve çevresi için üretir, yeniler ve yenilenir, ruhunu zenginleştirir.

Kol gücüyle yapılan işlerin yerini robotlara bırakacağı bir gelecekte, bilgiye sahip olmanın önemli bir avantaj yaratacağı varsayımı doğru olabilir. Ancak küresel iletişimin yolu bilgili çalışanla daha kolay keşisince tek başına bilgi yetersizdir. Bilgiyi değerli kılan oyunu değiştiren, doğrusal olmayan belki de sanatsal bir dokunuştur. Bu anlamda, bu gün Değişim Yelpazesi’nde genç bir müzisyene geleceğe ve kariyere ilişkin sorular sorduk.

Bu haftaki konuğumuz Arp sanatçısı Zeynep Öykü.

- Hepimizin hayatı boş, yaşamayı anlamsız hissettiğimiz anlar olmuştur. Bu yavan hissi sanatla uğraşmak nasıl kırıyor sizce?

Özgür ve kendi kendine düşünebilen bir birey olarak yetiştirildim ancak anaokuluna başlar başlamaz dünyanın bu tür bireyleri istemediğini acı acı anladım. Eğitim sistemimiz yaşama sevinci, yaratıcılık ve özgür iradeyi yok etmek üzerine kurulu. Bir yandan topluma faydalı bireyler yetiştirmeyi hedeflerken, farklı düşüncenin ve yaratıcılığın toplumun asıl ihtiyacı olan şey olduğu unutulmakta. Bu yaklaşım bizleri sanattan kopuk hayatlara iter ve bizler iş adamları, mühendisler oluruz. Çok faydalı, çok gerekli işler yaparız elbet. Ama her zaman bir boşluk, bir eksiklik hissi duyarız. Bu hissi yakından tanımayanınız var mıdır?

Devamını Oku

Terfi mi, Yeni İşe Alım mı?

Terfi mi yeni işe alım mı?Çalışkan, başarılı çalışanınızı terfi mi etmelisiniz; yoksa yönetici pozisyonu için dışarıdan eleman mı almalısınız?

Şirketinizdeki yetenek havuzu, işin gerekleri, şirket kültürünüz, departman dinamikleri gibi faktörler her bir işe alımda bu sorunun cevabını değiştirme gücüne sahiptir.

Dr. John Sullivan, ERE Recruiting Intelligence için kaleme aldığı makalesinde, şirket yöneticilerinin ve insan kaynakları departmanlarının çoğu zaman ikilemde kaldığı soruyu avantajları ve dezavantajlarıyla enine boyuna inceliyor.

Yeteneği dışarıdan mı almalı, yoksa içeride potansiyel gösteren mevcut çalışanların önünü mü açmalı? Farklı şirketlerden yeteneği almak mı işgücü ihtiyacınızı giderecek yoksa üstün performansından memnun olduğunuz bir çalışanı terfi etmek mi bireysel ve takım içinde memnuniyeti arttıracak? Siyah - beyaz kadar kesin çizgilerle ayrılmayan bu kararların her zaman artı ve eksileri mevcut.  

Daha eski, büyük ölçekli oturmuş şirketlerde genellikle şirket içinde mevcut yeteneklere öncelik verilirken; daha küçük startup’ların açık pozisyonlarını dışarıdan doldurmaya çalıştıklarını görüyoruz. Birçok şirket ise her iki stratejiden de yararlanarak kimi pozisyonları içeriden doldururken, bazıları için yeni yetenekleri şirket içine çekmeye gayret gösteriyor. 

Öncelikle neden içeriden terfi veya yatay geçiş yönteminin tercih edildiğine bakalım.

Mevcut çalışanınızı farklı bir göreve kaydırdığınızda çalışanın performansı genellikle dışarıdan alıma göre daha iyidir. Şirkete yabancı olmadığından zaman kaybetmeden yeni işine odaklanır; daha hızlı bir şekilde etkili bir performans gösterir, başarı sağlar.

Devamını Oku

Gençlerin İş Dünyasını Beraber İnşa Edelim

Aylin OlsunGençlerden şikayet etmeyi bırakalım ve iş ortamını beraber değiştirmenin yollarını arayalım.

Bıktık bu milenyumlardan derken, Z nesli kapıya dayandı. Ne dayanması kapıyı araladılar, giriş seviyesi işlerinde kendilerini göstermeye başladılar bile. İşyerleri gençleşiyor; zevkler, renkler, saatler, toplantı yapma şekilleri, iş arkadaşları arasındaki diyaloglar bir bir değişiyor. Kollarımızı kenetleyip eleştirebilir, seyirci kalıp ayıplayabilir, esnekleşme durumunda kalan birçok kuralı anlamsız bulabiliriz. Bu direnç belki beş sene sürer, belki daha da az bir süre sonra biz de değişime küçük küçük ayak uydururuz. Belki de en doğrusu, direnmekle zaman harcamayıp, değişimi anlamak, sonra da yönetmek. Sizin şirketiniz için en uygun, her yaştan çalışanın ortada buluşacağı şirket felsefesi ne olabilir? Kıdemli çalışanlarınızla yeni mezun çalışanınızı nasıl ortak bir paydada buluşturabilirsiniz?

Değişim Yelpazesi’nin bu haftaki konuğu, liderlik yönetimi ve insan kaynakları danışmanlığı alanlarında hizmet veren ASO Company’nin kurucu ortaklarından Aylin Olsun. Kendisiyle çalışma hayatının değişen dinamiklerini, sıklıkla adını duyduğumuz ve de anlamakta ve beraber çalışmakta zorlandığımız genç nesillerin klasik iş yapış biçimlerine ters düşen beklentilerini ve nesiller arası çatışmalara çözüm getirecek önerilerini konuştuk.

Devamını Oku

Topluluk Halinde Değişiklikler Yapmak

Seth GodinBir insanın dönem dönem tek başına değişiklik arayışına girmesi doğaldır. Tek başına değişikliğe soyunduğunuzda ve başarısız olduğunuzda, kimse fark etmez. Oysa herkesi değiştirmeye çalışma dürtüsü kimi zaman daha ağır basar. Ancak tabii ki, herkes diye sözünü ettiğimiz kişiler gerçekten “herkes” değildir. O kadar fazla gürültü, bilgi kirliliğinin içinde; başka başka durumlar ve onlardan çıkan anlatımların sonucunda, herkesi değiştirme fikrinden hemen vazgeçersiniz. Herkesin çoğu zaman unuttuğu üçüncü bir alternatif daha vardır.

Devamını Oku