İŞ İŞTE ÖĞRENİLİR, SİZ YETER Kİ BAŞARACAĞINIZA İNANIN

Yazar: Ela Erozan Gürsel

ozguvenBlöf yapmak, biliyormuş gibi göstermek, doğruları çarpıtmak… Çocuklarımıza yapmamalarını söylediğimiz şeylerin başında gelir. Onları açık olmaya, bilmediklerini söylemeye, soru sormaya, hata yaptıklarında kabul edip aynı hatayı tekrar etmemeye yönlendiririz. Oysa iş dünyasında durum o kadar basit değildir. Hatta kimi zaman başarıya giden yolda çocuklukta öğrendiğimiz prensiplerin çoğunu unutmamız gerekebiliyor.

Aynı pozisyonun peşinde olan onlarca hatta yüzlerce kişinin önüne geçmek ve işi almak için kişi herkesten daha iyi olduğunu göstermeye çalışır. İş görüşmesinde iyi bilmediği bir şeyi iyi bildiğini söyler, deneyimlerini abartarak anlatır. Hele işe alım ayağında doğru bir kontrol mekanizması yoksa ağzı laf yapan etkileyici bir kişi rakiplerinin önüne kolayca geçer. Bu tür kişilerin çoğu girişimcilik özelliği ön plana çıkan kişilerdir. Göç yolda düzülür misali işi işte öğrenirler.

Devamını Oku

ALMANLARIN GENÇLERİ İSTİHDAMA KAZANDIRMA METODU ÜLKEMİZDE UYGULANABİLİR Mİ?

Yazar: Ela Erozan Gürsel

usta-cirakBardak mı, Göl mü?

Ustaların çıraklarına mesleklerinin en ince ayrıntılarını gösterdikleri, zanaatlarında başarılı olmanın sırlarını verdikleri gibi, yaşama dair deneyimlerini aktardıkları, gerçek anlamda yol gösteren öğretmenler oldukları bir dönemde Hintli bir ahşap ustası yaşarmış. Yıllarla emek verip yetiştirdiği çırak pişip de ustalığını kanıtladığında kendi dükkânını açmak üzere ustasından ayrılmış.

Usta da bir dostunun oğlunu yanına çırak almış. Fakat bu genç çocuk sürekli şikâyet eder, ustasının gösterdiği her işe burun kıvırır, her yaptığı işten sıkılırmış.  Örneğin, kasabaya tahta almaya gider, döndüğünde tahtanın üstündeki kıymıkların eline battığından yakınırmış. Bir iş teslim etmeye gider, müşterinin ona iyi davranmadığından şikâyetçi olur, yolun çok uzun olduğunu ve sıcaktan bunaldığını da eklemeden geçemezmiş. Usta çocuğa kendi tavrının ve hayata bakışının yanlış olduğunu anlatmak istermiş. Ancak nasihatler işe yaramaz, ustanın sözleri çırağın bir kulağından girer diğerinden çıkarmış.

Devamını Oku

"KARA MURAT" BENİM!

Yazar: Tolga Eligül

kara-muratKulaktan kulağa yayılma, düşündüğünüzden yavaş ilerliyor. 10-15 sene önce kullanılan yöntemlere hazırlanan cevapları, o sorular olmasa bile almaya devam ediyoruz.

Aslında normal, çünkü acemi olarak mülakata gidecek bir kişiye akıl veren çok oluyor. Ve akıl veren "Ben bunları yaptım, şimdi şu mevkideyim bu mevkideyim..." diye konuştuğu sürece daha büyükleri, "Evet onu yap, de de onun dediklerini de..." demeye devam edecektir.

Gelin, biraz geçmişe gidelim (hâlâ kullanan var tabii ki). Bir toplu mülakat; 7-8 aday ve bir işe alımcı bir de gözlemci stajyer görüşmeye giriyor. Herkes kısaca kendini anlatıyor. Daha sonra asıl eleme başlıyor:

Devamını Oku

KAFAMIZIN İÇİNDE ENGELLİ ATLAMA YAPALIM

paralimpikGeçtiğimiz hafta CNBC’nin Küçük İşletmeler sayfasında Olimpiyat Atletleri Girişimcilere Ne Öğretebilir? başlıklı bir yazı vardı.  Spor ve Performans alanında uzmanlaşmış Kaliforniya asıllı psikolog JoAnn Dahlkoetter’e göre başarılı atletler ve girişimcilerin mücadele etmek durumunda kaldıkları zorluklar birbirine benzer. Dahlkoetter iş dünyasından liderlerin yanı sıra olimpik altın madalya sahibi 5 atlete koçluk yapmakta. Koçluk yaptığı yönetici, girişimci veya atletlerin benzer stratejiler uygulayarak zihinsel engelleri aştıklarına şahit oluyor. Dahlkoetter’e göre, atlet de olsanız iş adamı da aşmanız gereken 3 önemli zorluk var. Bu zorlukları aşmayı başaranlar kariyer hedeflerini başarmada engel tanımayanlardır.

Devamını Oku

BUGÜN CUMA; TERLİKLERİMİ GİYER İŞE GİDERİM

serbest-cumaHergün takım elbise giymekten, tayyörlerinizi kuru temizlemeye verip almaktan bıktınız mı? İşe giderken kendinizi içinde rahat hissettiğiniz giysiler mi giymek istiyorsunuz? Allahtan Cuma günü var, kotumu düz ayakkabılarımı giyip işe gidebiliyorum mu diyorsunuz? Siz ‘serbest Cuma’ uygulaması olan bir şirkette çalışıyorsunuz. Nasıl oluyor da Cuma günü serbest giyinebiliyoruz diye düşündünüz mü hiç?

Serbest giyim, İngilizce’de Business Casual veya Smart Casual olarak geçer. ‘Smart Casual’ şık rahat anlamına gelir. İş şıklığından uzak olmayan derli toplu düzgün bir giyim tarzını çağrıştırır. Birçok firma rahat giyimi Cuma günü ile sınırlandırır. İngilizce Casual Friday veya Serbest Cuma’nın kökeni birçok iş trendinde olduğu gibi, Amerika ve Kanada’ya dayanıyor. 1980’lerin sonunda teknoloji şirketlerinin toplu halde bulunduğu Silikon Vadisi’nde serbest giyimin ilk uygulamaları görülmüştür. Serbest giyimin bu şirketlerde uygulanması daha kolaydı çünkü çoğu personel zaten müşteri ziyaretine gitmeyen masa başı çalışanlardı. İşlerinin doğası gereği zaman zaman uzun saatler çalışmaları gerekmekteydi, rahat çalışmaları için rahat kıyafetleri tercih etmeleri doğaldı. Zaman içinde rahat giyinen çalışanların yaratıcılıklarının arttığı ve şirket içi iletişimin hiyerarşik kısıtlamalara takılmadan sağlıklı bir şekilde yürütüldüğü ortaya çıktı. Tüm bu artılar hesaba katılarak serbest giyim politikası Silikon Vadi’nin hatta Amerika’nın sınırlarını aşarak dünyaya yayıldı, farklı sektörlerde de uygulanmaya başlandı.

Devamını Oku