Uluslararası Uyuşmazlıklara Tahkimle Çözüm Bulun

Ceyda Akbal SchwimannDeğişim Yelpazesi’nde bu haftaki konuğumuz uluslararası tahkim avukatı Ceyda Akbal Schwimann. Türkiye ve Avusturya’da takip ettiği davalar dolayısıyla Viyana-İstanbul arasında mekik dokuyan Ceyda Hanım’a yurtdışında yatırımları olan iş adamlarının tahkim alanında merak ettiği soruları sorduk.

Ceyda Hanım kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Galatasaray Lisesi, ardından Galatasaray Üniversitesi Hukuk fakültesinden mezun oldum. Daha sonra İngiltere’de Cambridge Üniversite‘sinde tamamladığım yüksek lisans eğitimimden sonra bir süre Türkiye’de uluslararası bir hukuk firmasında avukat olarak çalıştım. 9 senedir özel nedenlerle yerleştiğim Viyana’da mesleğime uluslararası davalarla devam ediyorum.

En çok hukukun hangi alanında çalışıyorsunuz?

Uluslararası uyuşmazlıkların tahkim yolu ile çözülmesi alanında çalışıyorum. Çalışmalarımın ağırlık noktası yabancı yatırımların korunması ve bu alanda çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesi.

Uluslararası tahkim nedir? Neler uluslararası tahkim kapsamına giriyor?

Tahkim uyuşmazlıkların hakem yolu ile çözülmesi anlamına geliyor. Ticari tahkime daha çok taraflardan birinin yabancı olduğu ticari uyuşmazlıklarda başvuruluyor. Bu davalarda sözleşmesel hükümler, ticaret kanunu, borçlar kanunu gibi özel hukuk çerçevesinde karar veriliyor.

Bunun yanında, uluslararası yatırım tahkimi dediğimiz devletlerin taraf olduğu uluslararası yatırım anlaşmaları çerçevesinde gerçekleştirilen bir tahkim türü var. Bir devletin bir yabancı yatırımcıya hukuka aykırı bir şekilde muamele etmesi nedeniyle o devletin ve yabancı yatırımcının ait olduğu devletin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı yatırım anlaşmaları nedeniyle uluslararası kamu hukuku çerçevesinde yatırımcı tarafından yatırımın yapıldığı devlete dava açmak mümkün olabiliyor. Yatırım tahkimine gitmek için yatırımcının devlet ile sözleşmesinde tahkim anlaşması olmasına gerek olmuyor.

Devamını Oku

Kabus görüşmeler mi dediniz?

kabusgorusmeKimisi saçma, kimisi komik, kimisi rahatsız edici. Bu görüşmelerin ortak yönleri akılda kalıcı olmaları...

İş görüşmelerini kimse sevmez. Yeni bir iş fırsatıyla karşılaştığınız için heyecan duyarsınız ancak görüşmenin stresi basar. Hangi sorular sorulacak? Nelere, nasıl hazırlanmalı? Ne giymeli? Ne kadar erken çıkmalı? Kendinizin diğer adaylardan farklı ancak işe en uygun profesyonel olduğunuzu nasıl göstermeli?

Bazı görüşmeler beklediğinizin aksine sohbet akıcılığında, keyifli konuşmalara benzerken, diğerleri baskının hissedildiği tek taraflı sorgulama seanslarını andırır. Gitmeden neyle karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Hayat sürprizlerle doludur. Dışarıdan herkesin çalışmak istediği şirketlerin pek çalışmak isteyeceğiniz yer olmadığını, fazla adı duyulmamış şirketlerin de size iyi gelecek, verimli ve huzurlu çalışacağınız ortamlar sağlayacağını görebilirsiniz.

Geçtiğimiz hafta Linkedin üzerinden ‘Başınızdan geçen en kötü iş görüşmesi deneyimini nedir?’ diye sordum. Dünyanın farklı coğrafyaları, sektörleri ve mesleklerinden cevaplar aldım. Kimi bu da olur mu dedirtti, kimi güldürdü, kimi şaşırttı, kimi düşündürdü. İşte benim kısa yorumlarımla kabus iş görüşmelerine örnekler...

Hata yapmak her insanın başına gelebilir. Önemli olan hataya nasıl cevap verdiğimizdir. Hataya hatayla cevap vermedikten sonra çoğu hata öğretici niteliktedir. Bazen hatanın düzeltilme ve burada okuyacağınız gibi düzeltilmeme biçimi size şirketin içyüzünü gösterecektir.

Devamını Oku

Büyük Takımlar Nasıl Kurulur?

26 02 2014 12 05 1393409128Bir takım için büyüklük nedir? Neler takımı büyük yapar? Takım üyeleri mi, yapılan işler mi, takımın kaç kişiden oluştuğu mu? Hem nasıl ölçülür büyüklük?

Bu yazıda gelin takımların büyüklüğünü başarılarıyla, uyumlarıyla, çıkardıkları yarı imkansız işlerle, liderleriyle değerlendirelim. Bizim büyük dediğimiz belki sayıca küçük ölçekli ancak akla hayale sığmayan işleri başaran takımlar olsun. Yaşlarına, deneyimlerine, okudukları okullara bakmayalım. Etiketlere takılmadan bu kadın ve erkeklerin zekalarına, etkileşimlerine, birbirlerini tamamlayan kişiliklerin ve dengede çalışmalarına odaklanalım. Nasıl olmuş da bu dengeyi yakalamayı başarmışlar sırrını öğrenmeye çalışalım.

Devamını Oku

Siz kimsiniz? Her şeyi bilen mi, her şeyi öğrenen mi?

Satya Nadella quotes3 yıl kadar önce Microsoft’un başına geçen Satya Nadella etkili bir lider. 2014’te CEO’luğu üstlendiğinde şirket birçok açıdan diğer teknoloji şirketlerinin gerisine düşmüştü. Windows 8 piyasada iyi karşılanmamış, akıllı telefon pazarında tökezlemiş, iPod benzeri Zune teknoloji tarihinin en kötü ürünü olarak anılmaktaydı. Silikon Vadisi’nin en başarılı şirketlerinden Microsoft’un rakipleri Apple ve Google’la yarışabilmesi için yeni bir stratejiye ihtiyacı vardı.

Business insider ile yaptığı bir röportajda Nadella yeni stratejisini uygulamak için şirket kültüründe radikal değişikliklere gitmiş ve en büyük ilhamı Stanford Üniversitesi’nden psikolog Carol Dweck’in çok satanlar listesinden inmeyen kitabı Mindset’ten almış. Üstelik kitabı okurken bir yönetici gözüyle değil, çocuk yetiştiren bir ebeveyn gözüyle okumuş ve Dweck’in çocukları tasvir etmek için kullandığı basit metaforlardan etkilenmiş. Yazar çocukları ikiye ayırmış: ‘her şeyi bilirim diyenler’ ve ‘her şeyi öğrenirim diyenler’. Dweck herşeyi bilirim diyen çocuğun kendine güveni ve içten gelen yapabilirlikleriyle okul hayatına başarılı başlasa da, herşeyi öğrenirim diyen çocuğun eninde sonunda daha başarılı olacağını söylemekte. Nadella Dweck’in tezini alıyor ve yetişkinlerin dünyasına iş dünyasına taşıyor.
Bu tanım ve sınıflandırma çocuklar için geçerliyse, neden yetişkinlere örnek olmasın, neden Microsoft gibi şirketlerde misyon haline gelmesin? Nadella mottosunu bir cümlede özetliyor: ‘Her şeyi bilen olmayın; her şeyi öğrenen olun.’

Devamını Oku

Söyleneni Aynen Yazmak, Not Almak Değildir

richard branson in hamburgNot almak size dikte edileni yazmak değildir. Aksine, dikkatli dinlemeyi, analiz etmeyi ve can alıcı noktayı kaleme almayı gerektirir.

‘Yazılmamış bir fikir kaybolmuş bir fikirdir’ der milyarder Richard Branson. İlham geldiğinde, onu yakalamalısın. Yakalamanın en basit ve etkili yolu da o anda fikri not etmekten geçer.

Not almak, gerek resim gerek yazıyla kayıt altına almak insanlık tarihi kadar eskidir. İlk kez 15.yy’da kağıdın yaygınlaşmasıyla akademisyenler, yazarlar ve uzmanlar arasında etkili not almak gündeme gelmiş. 20. yy’da ise, nasıl not alınması gerektiği konusunda standartlar getirilmeye çalışılmıştır. Günümüzde; iş dünyasında ve okul hayatında, eski bir yöntem olmakla beraber doğru yapıldığında insanın hayatını kolaylaştıran, hafızasına verdiği yükü azaltan ve başarısını arttıran sağlam bir alışkanlıktır.

Branson Virgin bünyesindeki şirketlerinde not almayı her alanda, departman ve birey bazında desteklemektedir. Not almayı söyleneni yazmak gibi kısıtlı bir tanımla ele almaz. Not almak onun için gözlem yapmak ve o gözlemi not etmek, bir durumu analiz edip o analizi daha sonra iş arkadaşlarıyla paylaşmak üzere kayıt altına almak, tamamıyla alakasız bir zamanda aklınıza gelen farklı bir fikri, çözümü veya düşünceyi daha sonra hayata geçirmek üzere hızla çiziktirmek demektir.

Devamını Oku