15 49.0138 8.38624 1 0 4000 1 https://hrpozitif.net 300 true 0

HR+

Depositphotos_60054707_s-2015.jpg

İşe Alımı Robotlar Mı Yapacak?

0 Comments

Depositphotos_60054707_s-2015.jpg

 

İşe alımda her türlü angarya işi üstlenen Jim, gerekli gördüğünde kafa avcılığı yapan Helena ve her şeyi bilen robotlar işe alımı insanlardan alıyor.

Depositphotos_60054707_s-2015.jpg

İşe alımda her türlü angarya işi üstlenen Jim, gerekli gördüğünde kafa avcılığı yapan Helena ve her şeyi bilen robotlar işe alımı insanlardan alıyor.


‘Bundan sonra işe alımı robotlar yapacak bu konuda düşünceleriniz nedir?’ diye sordum insan kaynakları alanında danışmanlık veren köklü bir firmanın patronuna. Cevabı ironikti, ‘şu ana kadar kimler yapıyordu ki?’ dedi. Çuvaldızı kendine, iğneyi başkasına batırma yürekliliğini ve samimiyetini gösteren patron, birçoklarının insan kaynakları, özellikle de işe alım konusundaki sıkıntılarını dile getiriyor. “İş başvurumu aldılar mı? Gerçekten birileri okudu mu özgeçmişimi ve önyazımı, yoksa kara bir deliğe atılıp kayıplara mı karıştı? Yüzlerce bazen binlerce başvuru arasında benimkinin doğru yere ulaştığını nasıl bileceğim?” gibi sorular iş başvurusu yaptığımızda her birimizin aklından geçiyor.

Peki ya işe alım insan robotlardan, robot robotlara geçerse… Yani, işe alımda elemeleri yapan insanlar işlerinin belli kısımlarını robotlara bırakırlarsa, durum ne olur?

Güneydoğu Asya’nın en büyük bankası DBS bir yapay zeka bazlı işe alım firmasıyla anlaşmış ve işe alımlarında ön elemeyi robotlara bırakmayı planlıyor. Bu ne demek? İş görüşmeleri için uygun adayların saptanması, özgeçmişlerin değerlendirilmesi, açık pozisyonlara göre soruların sorulması ve zihinsel özellikleri ölçmeye yarayan psikometrik testleri hazırlamak gibi işleri robotlar yapacak. Banka, işe alımın bazı fonksiyonlarının yapay zeka ile yönetilmesinin kazanımlarının ayda 40 insan saatine denk geleceği öngörülüyor. Bankanın insan kaynakları işgücü dağılımı verilerine göre, işe alım takımı zamanlarının %20’sini adaylarla ilgili bilgi toplamak ve görüşmeyle ilgili yazışmalar yapmakla geçirmekte. Bu süreç her bir aday için tekrar tekrar yapıldığından uzun bir zamana denk gelmekte. Yeni işe alım robotu Jim işe alımdaki angarya işleri işe alımcıların üstünden alacak.


Jim – angarya IK işi yapılır

Finextra’da yayınlanan makaleye göre, Yetenek Alımı takımından sorumlu James Loo’ya göre, işe alım alanında çalışan insanların esnek çalışma saatlerine ihtiyaçları oluyor. Çoğu aday mesai saatleri içinde işlerinde olduğundan, telefon görüşmelerini iş saatleri dışında akşam veya hafta sonlarında organize etmek gerekiyor. Bu da işe alımcıların özel hayatlarından çalınan bir zaman dilimi haline geliyor. Oysa, sanal robot Jim’in böyle sıkıntıları yok. Jim’in süreçler açısından verdiği destekle işe alım profesyonellerinin bankaya daha büyük değerler yaratacak ve ideal çalışma arkadaşlarını seçecek metotları geliştirmeye zamanları olacak. Jim ilk etapta Singapur’da sadece bankanın VIP müşterilerinin varlıklarını yönetecek profesyonellerinin işe alım sürecine odaklanacak. Ayrıca, Jim yeni mezunların işe alımında Management Trainee veya Management Associate gibi az deneyim gerektiren işlere yapılan 7000’in üzerindeki başvurunun doğru değerlendirilmesinde ve elenmesinde ve sadece 20 pozisyonun en iyi adaylarla doldurulmasında etkin bir rol oynayacak.

Helena – işe alım çöpçatanı

Forbes’ta Bernad Marr’ın kaleme aldığı ‘İş Aramaya Robotlar Giriyor’ başlıklı yazıda, bir pozisyon için iş alımın 6 haftaya kadar sürdüğünü ve 4000 dolara kadar bir maliyeti olduğu, zaman ve kaynak kaybının kaçınılmaz olduğunu yazmakta. İşe alım platformu Woo’nun Yapay Zeka Kafa Avcısı olarak yarattığı bot Helena, Amazon gibi e-ticaret platformlarının tavsiye motorlarından esinlenerek tasarlanmış. Woo’nun CEO’su Liran Kotzer Helena’nın belirlediği adayların %52’sinin işverenler tarafından kabul gördüğünü, en azından görüşmeye çağrıldığını göstermekte. Kotzer’e göre, işe alım firmalarının çoğunun ortalama kabul oranı %20’lerde. Yine Kotzer’in ifadesine göre, sadece Amerika’da işe alım pazarı 200 milyar değerinde. Pazarın en büyük problemi ise, harcanılan çaba ve paranın %95’inin boşa gitmesi. Yetenek ve işvereni birleştirme çabasından çok, filtreleyerek yani eleyerek uygun olmayanları aradan çıkarmakla zaman kaybedilmekte.

Helena doğru eşleşmeler yapmakla kalmıyor, kendi kendine öğrenen bir robot olarak doğru yeteneği bulduğunda inisiyatif kullanarak kafa avcılığı yapıyor. Örneğin, kesinlikle iş değiştirme fikrinde olmayan insanlara erişerek neden bu kariyer fırsatının onlar için mevcut pozisyonlarından daha iyi olacağını anlatıyor ve zaman içinde ikna ediyor. İşe alım takımı Helena’yla yakın temas halinde çalıştığı gibi, insan-robot etkileşimi ve birbirinden öğrenmek mümkün oluyor. Helena işe alım yanında iş geliştirme de yapıyor. Parlak yeteneklerin önlerinde ne gibi fırsatlar olabileceğini onlara göstererek yetenek havuzunu genişletiyor. İşe alımının kafa avcılığı kısmı belki de robotların en son ulaşabilecekleri fonksiyon diye düşünürken, robotlar 1-0 öne geçiyor…

Her şeyi bilen robotların çağı gelecek mi?

Her şeyi bilen bir robot üretildiğini farz edin. Geçmiş deneyimlerinizi, mevcut projelerinizi, kültürünüzü, bilgi birikiminizi… Makine size en uygun işi bilecek. Makineye güvenen işveren de aday da bu uygunluğu sorgulamayacak kabul edecek.

Woo’nun CEO’su Kotz-er’e göre bu ‘her şeyi bilen’ robot 5 ila 10 yıl içinde işe alımı kökünden değiştirecek. Düşünün ki bir profesyonel şunu diyecek: ‘Ben Boston’a gitmek ve yapay zeka alanında yılda 160 bin dolar kazanmak istiyorum’ diyecek. Bilgisayar ise, ona şöyle cevap verecek: ‘İşin hazır, Pazartesi başlıyorsun, iyi şanslar’.
Bugün çılgınca bir fikir gibi gözükse de, akıllı makinelerin, sürekli yeni algoritmalar öğrenmesiyle, hep daha iyi eşleştirmeler yapmalarıyla, böyle bir makinenin yapılması sadece zaman meselesi. Yapay zeka ile beraber iş görüşmeleri tamamen rafa kalkabilir. Doğru yeteneği doğru işe ve şirkete yerleştirmek algoritmalarla mümkün kılınabilir. Zaman ve kaynak kaybı ortadan kalkarak etkinlik arttırılabilir.

Peki ya, insan faktörü? İnsanlar bu işin neresinde olacak? Önümüzdeki senelerde cevap vermemiz gereken sorular akıllı makinelerin yaygınlaşmasıyla insanların işe alım ve diğer sektörlerdeki fonksiyonları üzerine olmalı. İşimi kaybedeceğim diye korkmak çözüm değil. Yeni stratejiler geliştirip insanın iş dünyasındaki yeri yeniden tanımlanmalı.

 

 

 

 Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 26 Haziran 2018 tarihinde yayımlanmıştır.

Ela Erozan
Datassist Bordro Servisi

 

Ekran_Alıntısıaa.JPG

Depositphotos_135244492_s-2015.jpg
Previous Post
Old Boys Club’dan Üç Kafadar Girişimci
Depositphotos_70330427_s-2015.jpg
Next Post
Kültür Stratejiyi Kahvaltıda Yer

0 Comments

Leave a Reply